90 gün

0
89

Bir sabah biri aracılığıyla getirilir, oturtulur karşısına insanın…

Sabah mahmurluğunu atlatmaya, her gün olanın tekrarını yaşamaya uyum sağlayan bedeni şaşırtan bir gelişmedir yaşanan.

Gülümseyen, gülümseten, merak uyandıran tüm soruların ışığında tanışılır her şeyden önce.

Herkes için geçerli olan sır perdesi kalkana dek kafada sorular döner durur öylece.

***

Hayatının bir dönemini, profesyonel iş dünyası ile tanışmasını hiç bilmediği bir ortamda, sadece tatillerde uğradığı bir ülkede, bir şehirde geçirmek zordur elbet. Zorluklar kurulması başarılan iyi ilişkiler sayesinde aşılır kısa sürede.

Aşılamayan yollar aşılır beraber, gidilmesi istenen noktalara beraberce gidilir. Bir “aralık”a damga vurur zaman dilimleri, sonu gelmeyecek enerjiyle tüketilirken her dakikası.

eren bugra (2)

***

Bir davet üzerine gidilen mekanda dökülür detaylar ağızdan, daha yakından tanımak için fırsattır elbet.

Bir muhafazakâr, bir rahat anlamlandırmalar eşliğinde konumlandırmaya çalışırken tüm çerçeveyi kelimelere, gülümsemeler, kahkahalar eşlik eder. Gülümseten anlar, gülümsetmeyi beceren kişilerle var olur zaten.

eren bugra (3)

***

Alışmalı, tanışma devresinin ardından hayatın seyahat manifestosuna uyum sağlanınca düşülür yollara. Üst üste 6 haftalık periyotta yurtiçi yurtdışı 6 farklı nokta derken anlık birikimlere birikim katılır; konuşulacak, anlatılacak, uzun zaman unutulmayacak anlara şahitlik edilir.

eren bugra (4)

Kişiselleştirilen ‘Kandemir’de her defasında başka bir ödülüne oynanan tavla oyununun keyfine değecek başka bir şey daha yoktur oyun namına. Tatlısından birasına, kumrusundan baklavasına geniş bir yelpazede oynanan tavla, tavlasına dönüşünce her iki evde birer hatıra tavla bıraktırır en sonunda. Her fırsatı, her düşünce payını tavlaya dönüştüren bu alışkanlığın deliliği herkesin dikkatini çeker.

eren bugra (1)

***

İncir ağacının altından geçilmeyen, kırda otların arasından dahi yürüyemeyen adamla gecenin bir vaktinde Nişantaşı’nda yürürken bağıra çağıra uzaklaşmaktır korkudan sonunda ne olacağını kestirmeden.

“Bir yerleri” sağlama alabilmek adına tüm eğlence mekanını ayağa kaldırıp kulaktan kulağa kontrol mekanizmasını işletebilmektir bu duygu.

“Onu da görsün,” “şu da eksik kalmasın” dediği için güpegündüz yollara düşüp güneşin alnında 20 kilometre yol yürümeyi göze alabilmektir paylaşım.

Birer saat aralıklı programlarla kimseden eksik bırakmamaktır katmak istenen.

Tüm aile fertlerini iki gün arayla bir belge peşinde koşturtmaktır tatilden geri durmama dürtüsü…

“Sen mutlu ol” mesajıyla üçüncü şahısların organizasyonlarına şahit olup heyecanlanıp, gülümsemektir biraz da.

Fazla ilgiden yalan söyleten, yalana bahaneler bulduran, yalan ortaya çıkınca daha da abarttırandır. Önden önden yürüten trip attırandır herhalde anında fark ettiren.

eren bugra (6)

Memleketinden öteki ucundan mesaj aldırandır, “ne oluyor orada” sorusuyla muhatap olarak…

Katılan heyecanla yapılacaklar listesi oluşturup, her atılan çizikle zafer kazanmış gibi sevinmektir.

eren bugra (8)

Her anın kıymetini, tadını hissedebilmeyi öğrenmektir bir kez daha. Girdiğin kuyumcuda, yürüdüğü yolda mırıldandığı şarkıyı tam karşında görmek, duymak hissiyle uçmaktır.

Eldeki tüm imkanları seferber edip, acı bir şekilde “periyoduna denk gelebilmenin” üzüntüsüdür.

Bir gün kızıp ertesi gün unutabilmektir sanırım.

eren bugra (5)

Başı, ortası, sonu her biri birbirinden farklı şahitliklerle 90 günün hesabıdır.

İnce hesabıyla kapıda bekleten, polise yalvartan, kimliğe koşturan, yalana iten, gülümseten, taklit ettiren, “bana böyle deme”, “bana bunlarla gelme”, “yavvv” kelimeleriyle yerlere yatırandır…

eren bugra (7)

90 gün, üç ay, üç ay 90 gündür…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here