Anlık Birikimlerin Toplamı

2
162

Zaman denilen insan icadı kavrama tutulup yaşamımıza anlamlar yüklerken, değerli olduğumuzu hissedebilmek için yarattığımız anlarda, bize değer verdiğini hissettirenlere ne kadar teşekkür etsek azdır.

Onca insanla ilişki kurduğumuz gündelik yaşamda bizlere dahil olmayı başarabilenlerin sayısı çok görünür yüzümüze. Her gün gülerken bir kişi daha katılır ve gülmeye devam ederiz o kalabalıkla. Kalabalığın niceliği nitelikten çok daha sıcak görünür gözümüze anlamsızca. Bu yüzdendir ki nazımızı çeken, incinen, sessizliğe bürünen, dinleyen, kahır çeken nicelik değil niteliğe sahip olur biz farkına varmadan.

Farkına varmamak, farkına varmamak adına kendi kendimize oynadığımız oyunun işaretidir. Hep mutlu olmak istediğimizden çekirdek dışında ne kadar çok kişi olursa biz yine o kadar çok mutluyuzdur. Gün gelir o keskin hamleyle yok edebilirsek dışarıda kalanları, içerde kalanların değerini çok ama çok daha yakından anlama imkanına kavuştururuz zihnimizi.

Ahmet-Bugra-Tokmakoglu

Sönen saman alevleriyle beraber, tırpanlanan ömür törpülerinin yok edildiği; o yeni biçilmiş çimlerin verdiği koku kadar ferah ortamda kurulan sıcak diyalog hayata bağlıyor insanı, içinden sürekli söyleyerek mutlu olduğu o dakikalarda.

İşte bu yüzden sürekli tekrar ederek mutlu olmak için bahane arıyorum. Özen, sevgi, değer, kıymet, alaka, yürekler ve farklılıklar belirginleştikçe imgelerde; o bağ daha güçleniyor sanırım. Küçücük bir kağıt parçasına dahi anlam yüklemeye bayılan benim gibi birine üzerinde iki satır yazı olan her türlü nesneyle yaklaşabilen bu insanlara ne yapsam azdır herhalde.

Bir önceki yıl mükemmel bir gazete, bu yıl Anlık Birikimlerin Toplamı denilen o dahiyane fikirli, mükemmel eseri meydana getiren şahısları isimsiz kahramanlar olarak göğe çıkartıyorum yine.

Bir nesneye anlam katan; onu hazırlayan, emek veren, çaba gösterip değerini kattığı nesneyi hazırladığı kişiye sunarken onda hissettirdiği duygulardır kesinlikle.

Her seferinde ağlatmasa da kalbimdeki farklı odacıklardaki hareketlenmelere vesile oldukları için onlardan çok ben şanslıyım. (Gerçi bunca emek verdikleri biri olduğundan şanslı olduklarını ima edebilirim belki)

Elif’in ağzıyla “An”ların daha birçok “Anı”ya dönüşeceği nice sıfatsız yıllara hep birlikte girebilmek; Alper’in ağzıyla, renkli ve dolu dolu bir hayat dilerken, on binlere katacağım o yaşanmışlıklarda bir nebze de olsa ortak bir durakta bir arada olabilmek dilekleriyle…

Artık 22 oldum. Geçen 22 yıla sığdırabildiğim kadar yaşayabildiysem; onca yıl yaşayan, sığdıracak o geniş yelpazeye bir kağıt taşıyamayanlardan biraz olsun farkım var demektir.

Benim farklı olduğunu düşündüğüm bu serüvende birkaç sayfadan çok daha fazla yer işgal etmesinden keyif duyduğum insanlara serüvenin başrol oyuncusu olarak teşekkür sunmamak kabalık olurdu. Hepinize teşekkürler… 

Dip not: Anlık Birikimlerin Toplamı 2016’nın ilk günlerinde Keşfetsek’e dönüştü. Biraz daha fazla detay için Ben Kimim sayfasına göz atın.

PAYLAŞ
Önceki İçerikAsklepion Antik Kenti
Sonraki İçerikParşömen
Gözlem yapmayı, izlemeyi, yeni yerler keşfetmeyi, şehirlerde insanların içine karışmayı seven biri. Eğitimli muhabir. Gördüklerini, hissettiklerini, deneyimlediklerini yazmaktan keyif alıyor.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here