Cüzdancı amca

0
79

Kimi okuluna, kimi işine, kimi gezmeye, kimi de alışverişe gidiyordu her zamanki gibi. Yoğun bir saat olduğundan otobüs tıklım tıklım. Camlara kadar yaslanmış yolcular. Buğulu camlarda el yordamıyla açılan gözetleme mekanizmalarından dışarıya bakmaya çalışıyor gergin kalabalık.

Otobüsün birçoğunun inip, yepyeni yolcuların bineceği bir aktarma durağında duruyor araç. Hızlı hareketlerle kapıya sıkışmadan inmeye çalışıyor insanlar. Arka arkaya sıra sıra otobüsler. Birinden inenler diğerlerinin tabelalarını görmek için koşuşturuyorlar. Yan yana sıralanmış üstü kapalı metal duraklara kimse talep göstermemiş, havanın güzel olmasının payı büyük tabi. Bir yağmur yağsa herkes yer kapmak için girer durağın altına…

Durakların hemen yanında yeni yapılan çevre düzenlemesinin ortalarına birer ikişer, ardışık hesapla yerleştirilen belediye logolu banklarda bekleniyor otobüsler. Bir bankın tamamını ise yaşlı bir adam işgal etmiş. Önüne, yere serdiği naylon örtünün üzerine tek tek sıraladığı deri cüzdanlar, çantalar, kemerler ve ucuz yollu tasarlanmış deri ürünleri ile müşteri bekliyor. Canı sıkkın belli. Cildinden fışkıran beyaz-siyah sakal zerrecikleri ile bütünleşmiş kırışık yüzü yılların emeğini, yaptıklarını, çabalarını anlatıyor biraz biraz…

canta

Kimsenin deri ürünlere baktığı yok. Bir dönem erkeklerde moda olan, şu elde taşınan deri çantalar hemen yanda duran tüm malzemelerin taşındığı büyük bavulun üstünde bekliyor. Her sabah gelinen otobüs durağına kadar eşlik ediyor bu büyük bavul. Her akşam yine satılamayan malzemelerle dönüyor eve…

Kahverengi kadife pantolonun üzerindeki işleme ve şeritler ayrılmak üzere birbirinden. Hırkanın hali ise çok daha fena. Düşünceler dünyasında arayış içerisinde olan amcanın ne müşteriyi taktığı var ne deri cüzdanları. Onun derdi çok ötede anlaşılan. Bacak bacak üzerine atarak, yana meyilli olarak oturduğu belediye logolu bankta geçiyor koca günü. Düşünmeye fazlaca vakti olurken bir de deri cüzdanlar satıyor işte. Evden çıkabilmenin, kaçabilmenin formülü müydü acaba bu deri cüzdanlar?

Bir eli ağzında, yüzündeki düşünceli ifadeyle beraber diğer elini atıyor kadife pantolonunun cebine. İkiye katlanmış halde dışarı çıkan kağıt paraları sayıyor bir defa dudaklarını kıpırdata kıpırdata. Topu topu küçük rakamlı 6-7 tane kağıt parayı saymayı bitiriyor hızlıca. Bir kez daha sayıyor, yine bitiyor ve son kez bir daha sayıyor hızlıca. Özenlice ikiye katlayarak kadife pantolonun cebine sokuyor aldığı kıvamda.

Herhangi bir cüzdanda taşımıyor deri cüzdan satan amca paralarını, alışkanlıktan olsa gerek. Tüm paraları bütün yalnızlığı ile kadife pantolonun cebinde. Ondan mı kırışık yüzlü, beyaz-siyah sakallı amcanın paraları daha kırışık, Avrupalılara göre?

PAYLAŞ
Önceki İçerikSan Diego La Jolla
Sonraki İçerikEv Partileri (Home Party’ler)
Gözlem yapmayı, izlemeyi, yeni yerler keşfetmeyi, şehirlerde insanların içine karışmayı seven biri. Eğitimli muhabir. Gördüklerini, hissettiklerini, deneyimlediklerini yazmaktan keyif alıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here