Dünyanın Her Yeri Ona Bir Bilet Kadar Yakın

1
241

Dünyanın farklı birçok yerini keşfeden Yaprak Gürdal, 12 yıl Kanada’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. O günden bu yana yollarda olan Gürdal, deneyimlerini Küçük Dünya adlı web sitesinde paylaşıyor.

Uzun yıllar çok uluslu şirketlerde çalıştıktan sonra Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapan Yaprak Gürdal, başvurusunun kabul edilmesinin üzerinde 12 yıl boyunca Kanada’da yaşadı. Türkiye hasretini dindirmek için Türkiye’ye dönen Gürdal, önceliği yurt içinde olmak üzere dünyanın farklı yerlerini keşfetmeye başladı. Yeni rotası Afrika ve Asya olan Gürdal, deneyimlerini Küçük Dünya adını verdiği kişisel web sitesinde okuyucularıyla paylaşıyor. 

Kucuk-Dunya-Yaprak
Yaprak Gürdal

Seni çok kısa tanımak istesek?

Ben Yaprak Gürdal. Üniversiteden mezun olduktan sonra Türkiye’de çok uluslu şirketlerde çalıştım. 2002 yılında Kanada’ya göçmenlik başvurum kabul edildi. Böylece Yeni Dünya’ya göç ettim ve 12 yıl Toronto’da yaşadım. Toronto’da ilk yıllarımda bir göçmen olarak oldukça zorlandım. Adaptasyon sürecini geçirip kariyerimde iyi bir seviyeye geldikten sonra da sıra çok sevdiğim gezilerime geldi. Artık yabancı bir ülkede hayatımı düzene sokmuştum ve işte o günlerden beri de yollardayım.

Seyahat tutkusu hobiden daha öteye nasıl geçti? 

Memleket hasretim dayanılmaz bir hal alınca Türkiye’ye dönüş yaptım. Döndüğümden beri kurumsal hayatta çalışmıyor ve sadece geziyorum. Öncelikle ülkemde görmediğim şehirlerden başlayarak keşfime çıktım. Daha sonra komşu ülkelerden gidebileceklerimin hepsine gittim. Yakında da Asya ve Afrika’ya açılacağım.

Deneyimlerini Küçük Dünya ismiyle paylaşıyorsun. Bu isim nereden çıktı?

Her ülkenin bize aslında bir bilet kadar yakın olduğunu düşünüyorum. Yani her yere ulaşabileceğimiz, küçük bir dünyanın içinde yaşıyoruz. Bu yüzden de artık yolculuk vakti diyorum, öyle değil mi?

Yaprak-Gurdal-Kucuk-Dunya
Kanada

KucukDunya.com bloguna girenleri neler bekliyor?

Blogumda hem göçmenlik deneyimlerimi, hem de gezdiğim yerlerle ilgili kültürel bilgilerimi ve anılarımı anlatıyorum. Bazı şehirler var ki çok detay yazılmasını hak ediyorlar, ama ben eğer bu şehirde kısıtlı zaman geçirdiysem yazılarım da o ölçüde kısa oluyor. Benim yazılarımdaki hedefim olumlu/olumsuz yönleriyle ve kendi yaşadığım kadarıyla okuyucularıma aktarabilmek. Takipçilerime kendi gözümden ve kendi bildiğim kadarıyla da bunu aktarabiliyorsam ne mutlu bana.

Seyahat planı yaparken neye göre hareket ediyorsun?

Ben dünya üzerindeki her ülkeyi görmek istediğim için sadece belli bir yere gitmek üzere bir plan yapmıyorum. Benim için tek kriter ucuz uçak bileti bulmak. Hangi dönem için olursa olsun, nereye uygun bilet bulursam alıyorum. Sonrası zaten kolay.

Kucuk-Dunya-Yaprak-Gurdal

Seyahatlerinde yaşadığın en ilginç ve unutamadığın bir anı paylaşabilir misin?

Hayallerimden biri bir gün Kızıldeniz’de dalmaktı. O nedenle önce dalış eğitimlerimi aldım. Tecrübeli bir dalgıç olduktan sonra da Kızıldeniz’e gidip bu hayalimi gerçekleştirdim. Dalış tecrübem daha da ilerleyince daha ekstrem bir şey denemek istedim ve köpekbalığı dalışı yapmaya karar verdim. Bu dalışa 2 kez niyetlendim. Biri Küba St. Lucia’da, diğeri de Honduras’ın Roatan adasında. İki seferde de köpekbalığı dalışından 1 gün önce kulağımda sorun yaşadım ve dalışlarımı yapamadım. Küba’da hastanede kulağımı tedavi eden doktor bana şöyle bir hikaye anlattı: Benim dalışa niyetlenmemden 1 hafta önce bu dalışı yapan dalgıç, köpekbalığına verdiği yemi koluna düşürmüş, köpekbalığı da yeme yönlendiği için adamın kolunu da kapmıştı! Kim bilir dedim kendi kendime, belki de benim koruyucu meleklerim var ve bu dalışı yapmamam gerektiğinden bana dalışlarımdan 1 gün önce engel oldular.

En’leri & İlk’leri

En sevdiği yurt içi destinasyon: Bodrum
En sevdiği yurt dışı destinasyon: Peru
İlk yurt dışı seyahati yaptığı yer: Dağılmadan önceki SSCB
Şu an bileti olsa gideceği ilk yer: Bali
En son seyahat ettiği yer: Tayland

Yaprak-Gurdal
Kahire, Mısır

Son olarak söylemek istediklerin?

Ben gezmeyi sevenlerin kendilerini belirli kalıplar içine sokmaması gerektiğini düşünüyorum. Gitmediğimiz her yerde bize engel olan aslında sadece kendimiziz. İnsanlar bazen gezmek için çok para gerektiğini düşünüyorlar. Ben buna asla katılmıyorum. Yakın coğrafyalarda çadır kampında kalabilirsiniz mesela. Kısıtlı bir bütçeniz varsa uçak bilet kampanyalarını kovalayıp bazen 1 yıl sonrasına bile olsa biletinizi alabilirsiniz. Kadın olarak yalnız gezilmez diye de bir kural yok. Örneğin ben tek başıma çok yer gezdim. Sırt çantama aldığım minimum eşyayla en ucuz hostellerde kaldım, ama kendimi gezmekten mahrum bırakmadım. Zaten önemli olan bir yere varmak değil, yolda edindiğin tecrübeler.

Yollarda olmak insana çok şey öğretiyor. Önyargılarınızdan kurtuluyor, daha sevecen, daha toleranslı ve daha mutlu bireyler oluyorsunuz. Mesela İran’ı korkunç bir ülke sanırken şimdi biliyorum ki İranlılar dünyanın en sıcakkanlı ve misafirperver insanları. Fas’ı geri kalmış bir ülke sanırken şimdi biliyorum ki bu ülke çok medeni. Kim bilir başka ülkelerden de bizim ülkemiz için neler düşünüyorlar, ama önce bizim kendi önyargılarımızı yıkmamız gerekmez mi? Hep sevgiyle kalmak, hep yollarda olmak dileğiyle.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here