Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri

6
69886

Dünyada şehirleri marka haline getiren, onları diğerlerinden farklı yapan bazı mekanlar ön plana çıkıyor. Bazı şehirler var ki simgeleri kendi sınırlarını aşarak tüm dünyada bilinir hale geliyor. Turizm açısından oldukça önemli olan bu simgelerin bazılarının kökenleri oldukça eski tarihlere giderken, bazıları çok yakın bir zamana ait olmasına rağmen tanınmayı başarıyor.

Dünyanın en ünlü şehir simgeleri, birçok seyahat severin rotasında yer alırken, sadece bu sembol yapıları görmek üzere yola çıkanlara rastlanıyor. İhtişamları ve şöhretleri kıtaları aşan şehir simgelerinin bir listesini de bizler hazırladık.

Dünyanın En Ünlü 19 Şehir Simgesi

19. Westminster Sarayı, Saat Kulesi, Londra, İngiltere

Londra’nın en bilinen simgelerinden Westminster Sarayı ve Saat Kulesi aynı zamanda İngiliz yaşam tarzının da sembolü. İngiliz Parlamentosu’na ev sahipliği yapan saray, yaklaşık bin 100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 km’lik uzun koridorlarıyla oldukça etkileyici bir plana sahip. 19. yüzyıldan kalma binadaki bazı özel kraliyet odaları muhafızlarca korunuyor.

Şehrin bir diğer ünlü sembolü olan Big Ben olarak da bilinen saat kulesi, Westminster Sarayı’nın yanında bulunuyor. Burası, 96.3 metre yüksekliğiyle, dünyanın en büyük ikinci dört taraflı saati unvanının da sahibi. Victoria Gotik stilinde inşa edilen kule aslında sarayın bir parçası olarak dikiliyor. Saat kulesinde bulunan çanının adı olan Big Ben, çaldığında sesi 14 km mesafeden duyulabiliyor.

18. Empire State Binası, Manhattan, New York, ABD

Şehrin en bilinen sembolü olan Empire State Binası, aynı zamanda New York’un en popüler yapıları arasında yer alıyor. Büyük buhran dönemi olan 1932 yılında yapılan binanın 102 katındaki iş yerleri uzun süre boş kalıyor. Burası, 1576 merdiveni ve 443.2 metre yüksekliğiyle dünyanın en uzun binaları arasında bulunuyor. Yapımının sadece 18 ay sürdüğü binanın inşaatında çalışanların sayısı sürekli değiştiği için net olarak bilinemiyor.

Toplam 74 asansörü bulunan binada, bazı asansörler ara katlarda durmadan en üst kata çıkan ekspres özelliği taşıyor. Açık havada binanın tepesinden beş ABD eyaletinin görülebildiği bina, eşsiz manzarasıyla görenleri büyülüyor. Bugüne kadar milyonlarca kişinin ziyaret ettiği muhteşem gökdelen, bu sayıyı her gün daha da arttırıyor.

17. Yasak Şehir, Beijing, Çin

Çin kültür mirasının en önemli sembolü olan Yasak Şehir, Pekin’in ortasında bulunuyor. Adeta kentin içinde bir başka kent olan yerin, yaklaşık 500 yıl boyunca imparator ve hizmetlilerine ev sahipliği yaptığı biliniyor. Ming Hanedanı’ndan Çing Hanedanı’nın sonuna kadar kullanılan Çin İmparatorluk Sarayı, 1925’ten beri içinde Saray Müzesi’ni barındırıyor.

Yaklaşık olarak 1420’de tamamlanan kompleks, 720 bin m2’lik bir alana yayılarak, 8 bin 707 odalı 980 yapıdan oluşuyor. 1987’de Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınarak, UNESCO tarafından dünyada korunmuş en geniş ahşap yapılar bütünü olarak tescilleniyor. Gezilecek çok sayıda bölüme sahip alan, görenlerin beğenisini topluyor.

16. Sydney Opera Salonu, Sydney, Avustralya

Sydney Opera Salonu, tüm Sydney’in ve hatta modern Avustralya’nın sembolü durumunda. Danimarkalı ünlü mimar Jørn Utzon’a 2003 Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazandıran bina, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde de yer alıyor.

Opera binası, 2 bin 679 koltuklu Concert Hall, 1,547 koltuklu Opera Theatre, 544 koltuklu Drama Theatre, 398 koltuklu Playhouse ve 364 koltuklu Studio Theatre olmak üzere 5 tiyatro salonuna sahip. Toplamda bin odalı yapıda, çok sayıda soyunma odası, prova stüdyoları, 4 lokanta, 6 bar ve çok sayıda hatıra dükkanı da bulunuyor. Burası, gelenlere oldukça keyifli saatler sunuyor.

15. Pisa Kulesi, Pisa İtalya

İtalya’nın kuzeyindeki Pisa şehrinde bulunan Pisa Kulesi, 1173’ten bu yana eğri yapısıyla şehrin simgesi halinde. Piazza dei Miracoli’de (Mucizeler Meydanı) bulunan binanın bitirildiği günden beri eğilmesinin sebebi yumuşak zemindeki çökme. Oldukça büyük bir yanlış hesaplamanın sonucu hata, kulenin her 100 yılda 0.7 cm eğilmesine neden oluyor.

Pisa’nın gücü ve zenginliğinin sembolü olarak Cenova ve Venedik’e karşı yapılan yapı, üst üste bindirilmiş yuvarlak 6 sütun dizisiyle, 56 metre yüksekliğe sahip. 294 basamak sonra çıkılabilen, çanların bulunduğu 8. kat silindir şekliyle ilgi çekiyor. Bir dönem yıkılmanın eşiğine gelen yapı oldukça büyük bir proje sayesinde 45 cm’lik bir düzeltme sonucu ayakta kalmayı başarıyor.

14. Shwedagon Pagoda, Yangon, Myanmar

Altın Tapınaklar Ülkesi olarak bilinen Myanmar’ın en büyük simgesi Shwedagon Pagoda. Eski adı Burma olan ülke, 9-13. yüzyıllarda yapılan çok sayıda Buda tapınağına sahip. Altın Tapınak olarak da bilinen Pagoda, 99 metrelik boyuyla görenleri büyülüyor.

Dünya’nın en ünlü Budist Tapınağı olan yerin kubbesindeki 7 binin üzerinde elmas, yakut, topaz ve safir, batan güneşin son ışıklarını yansıtacak şekilde konumlandırılarak, büyük bir zümrütle dengeleniyor. İhtişamı ve muhteşem mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakan tapınağı, her yıl çok sayıda kişi ziyaret ediyor.

13. Golden Gate Köprüsü, San Francisco, ABD

San Francisco Körfezi’nin girişinde bulunan Golden Gate Köprüsü, şehrin en bilinen simgesi. Dünyadaki en uzun yedinci asma köprü olan yapı, 2.73 km’lik uzuluğa ve 235 m yüksekliğe sahip. Yapılma fikri 1872’e dayanan köprü, 1937 yılında hizmete açıldı.

Golden Gate Köprüsü yapımında, çok sayıda teknik zorlukların aşıldığı ve en yüksek ayak, en uzun yol, en kalın halat gibi rekorlar kırdığı biliniyor. Yapımı esnasında bir iskelenin düşmesinden dolayı 11 kişinin yaşamını yitirdiği de kayda geçen detaylardan. Taşıt trafiği için 6 şeride sahip köprü, kırmızı rengiyle ilgi çekiyor.

12. Köln Katedrali, Köln, Almanya

Kuzey Avrupa’daki en büyük Gotik kilise olan Köln Katedrali, şehrin tek simgesi durumunda. Almanya‘nın Köln şehrinde 1248’de yapımına başlanan katedralin yapımı 632 yıl sürerek, 1880 yılında açıldı. Yaklaşık 7 bin m2’lik alanda 157 metrelik yüksekliğiyle bu muhteşem kilise, Birleşmiş Milletler, Bilim ve Kültür Örgütü Dünya Mirası Alanları listesinde yer alıyor.

Burasının bir diğer özelliğiyse, Papa XVI. Benedictus’un 2005’te düzenlenen Dünya Katolik Gençleri Günü’nde yaptığı konuşma. Papa bu konuşmasında, milyonlarca kişiye Köln’ün Hıristiyan alemi için kutsal bir şehir olduğunu, bunun da yüzyıllardan beri kemikleri katedralde bulunan Üç Kutsal Kral’ın neden olduğunu söyledi. Bu nedenle kilise, dünyanın her yerinden ziyaretçi akınına uğruyor.

11. Brandenburg Kapısı, Berlin, Almanya

Berlin’in ana sembolü Brandenburg Kapısı, bugün aynı zamanda Birleşmiş Almanya’nın da sembolü olarak biliniyor. 1788-1791’de yapılan kapı, 12 sütun, 6 giriş ve 6 çıkış kapısına sahip. Sütunların toplamda 5 yol oluşturduğu alanda, vatandaşlar sadece dıştaki 2 kapıyı kullanabiliyor. Ortadaki yolunsa kraliyete ve önemli trafik geçişlerine ayrıldığı biliniyor.

Kapının üzerinde, olimpiyat oyunlarında ve diğer oyunlarda yarıştırılan, yan yana koşulmuş 4 at tarafından çekilen bir araba olan Quadriga bulunuyor. II. Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından da sembol olarak kullanılan kapı, savaş boyunca tahrip olsa da hiçbir zaman tamamen yıkılmayarak, günümüze kadar ulaşmayı başaran yapılar arasında.

10. Sagrada Familia, Barcelona, İspanya

İspanya’nın en bilinen simgesi olan La Sagrada Familia, Barselona şehrinde tüm ihtişamıyla görenleri kendine hayran bırakıyor. “Kutsal Aile” anlamına gelen yer, modern mimarinin öncülerinden olan Antoni Gaudi’nin 1883 yılında devraldığı bir bazilika. Gaudi’nin 1926’da bir tramvayın altında kalarak ölmesi sonucunda yarım kalan yerin yapımı, günümüzde hala devam etmesiyle oldukça dikkat çekiyor.

Halk arasında “Bitmeyen Kilise” olarak da anılan bazilikanın en önemli özelliği, yapımına başlandığı ilk tarihten bu yana halkın yardımlarıyla inşa ediliyor olması. Günümüzde sembolik de olsa bu durum devam ediyor.

Ancak, bazilikanın bitirilememesinin asıl nedeni, Antoni Gaudi’nin karmaşık mimari tarzının şimdilerde hala çözülemiyor olması. Tepesindeki süslemelerle cennet ile yeryüzü arasında bir bağlantı sağlarmış gibi göründüğüne inanan mimarın bu eseri, görülmeye değiyor.

9. Akropolis, Atina, Yunanistan

Yunanistan’ın en önemli sembolü olan Akropolis, yüksek bir kayanın tepesinde bulunan oldukça büyük bir yapı. Mimari ve tarihi açıdan oldukça önemli olan yapı, çok sayıda antik yapı kalıntılarına da ev sahipliği yapıyor. 152 metre yüksekliğe sahip alan, MÖ 3 binden günümüze kadar gelen kalıntılar arasında bulunuyor.

MÖ 5. yüzyılda yapımına devlet adamı Perikles tarafından başlanan yapı, çok sayıda ev ve bir kral sarayına sahip. İçinde Athena Parthenon Tapınağı, Propylaion kapalı girişi gibi farklı bölümler bulunan yapının önemli noktaları şimdilerde rahatlıkla görülebiliyor. Ayırca burada, 1980’den beri restorasyon çalışmaları da devam ediyor.

8. İsa Mesih Heykel, Rio de Janeiro, Brezilya

Halk arasında “Kurtarıcı İsa” olarak da bilinen İsa Mesih Heykeli, Brezilya’nın en bilinen simgesi. Rio de Janerio’da bulunan devasa heykel, 30 metre yüksekliği ve bin 145 ton ağırlığıyla görenleri etkiliyor. Ayrıca heykelin açılmış kollarının genişliğinin de 30 metre tuttuğu biliniyor.

Brezilya’nın kuruluşunun 100. yılı için yapımına başlanan heykel, açılışı olan 12 Ekim 1931’den bu yana ziyaretçi akınına uğruyor. Yaklaşık 710 metre yükseklikte duran heykeli gelenlere muhteşem bir şehir manzarası sunuyor. 2007’de Dünyanın Yeni Yedi Harikası Listesi’ne alınan heykeli, yılda 1 milyon kadar kişi ziyaret ediyor.

7. Machu Picchu, Peru

Peru’nun simgesi olan Machu Picchu, günümüze kadar oldukça iyi korunan bir İnka antik şehri. And Dağları’nın bir zirvesinde, yaklaşık 2 bin 360 metre yükseklikte kurulan şehir, 1450’lerde İnka hükümdarı Pachacutec Yapanqui tarafından inşa ettiriliyor. Sık dağların arasında bulunması sayesinde işgallerden fark edilmeyen şehir, çok zarar görmeden günümüze kadar gelmeyi başarıyor.

Kuruluş amacı ve anlamının tartışma konusu olan yapıda bilimsel açıdan bir kanıt bulunamamasından dolayı, antik kent sırrını hala koruyor. UNESCO’nun yapının zarar görmemesi için belirlediği 800 kişilik ziyaretçi sayısı, her gün 2 bin kişinin burayı ziyaret etmesiyle aşılmış durumda.

6. Kolezyum, Roma, İtalya

İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan, şehrin sembolü Kolezyum, Flavianus Amfitiyatro olarak da bilinen bir arena. MS 72’de komutan Vespasianus tarafından yaptırılmaya başlanan yer, MS 80’de tamamlandı. Bu arena, imparatorun ve Roma halkının eğlenmesi için düzenlenen gladyatör dövüşleriyle oldukça ünlü.

Bu dövüşlerin dışında burasının, çok sayıda gösteriler, taklit deniz savaşları, infazlar, avcılık, meşhur savaşların canlandırılması ve klasik mitolojiye dayanan dramaların da sunum yeri olarak kullanıldığı biliniyor. Günümüzde depremlerden dolayı zarar gören alan, şehrin en bilindik simgesi olarak önemini koruyarak turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

5. Çin Seddi, Çin

Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanarak ülkenin en bilinen sembolü olan Çin Seddi, dünyanın bilinen en uzun savunma duvarı. MÖ 403’te yapımına başlanan seddin temelinin 20’den fazla krallığın attığı biliniyor. Duvarın neden yapıldığına dair çok sayıda teori ortaya atılsa da en bilinen nedeni, ülkenin dışarıdan gelen saldırılardan korumak istenmesi.

Yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 6 bin km’yi bulan duvarın, günümüzde yalnızca 2 bin 500 km kadarı görülebiliyor. 7 Temmuz 2007’de Dünyanın Yeni Yedi Harikası listesine alınan yer, 200 metrelik gözetleme kulesi, kale ve 9 km’lik fener kulesiyle turistlerin en çok ilgi gösterdikleri yerlerin arasında bulunuyor.

4. Özgürlük Anıtı, New York, ABD

Amerika’nın New York şehrindeki Özgürlük Adası üzerinde bulunan Özgürlük Anıtı, 1886’dan beri ülkenin en bilinen simgesi. Dünyanın en tanınan heykellerinden biri olan yapı, ayrıca bir gözlem kulesi olma özelliğini de taşıyor. Tamamı bakırdan yapılan anıtın, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne hediye edildiği biliniyor.

Sağ elinde bir meşale, sol elinde Bağımsızlık Bildirgesi ilanı olan 4 Temmuz 1776 tarihli bir hitabe tutan heykel, ayrıca kıta veya denizi simgeleyen 7 sivri uçlu bir taca da sahip. Kaidesiyle birlikte toplamda 93 metre yüksekliğe sahip anıt, meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenle ziyaretçilerine muhteşem bir manzara sunuyor. Özgürlük Anıtı ayrıca, 1984’ten beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.

3. Tac Mahal, Agra, Hindistan

Tac Mahal, Babür İmparatorluğu’nun 6. hükümdarı Şah Cihan (1593-1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan’ın Agra şehrinde, Jumna (Yamuna) Nehri’nin kıyısında yaptırıldı.

Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan’ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Mümtaz Mahal’In (Ercümend Banu Begüm) doğum sırasında ölümü üzerine, onun anısına yaptırılmış.

2. Eyfel Kulesi, Paris, Fransa

Tüm dünyada aşıklar şehri Paris’in sembolü olarak bilinen Eyfel Kulesi, 325 metrelik bir demir kule. İsmini tasarımcısı Gustave Eiffel’den alan yapı, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları için düzenlenen EXPO 1889 Paris Fuarı’nın giriş kapısı olarak inşa ediliyor. Yapımında 3 bin işçinin çalıştığı kulenin tepesine toplamda 1,665 basamakla çıkılıyor. Günümüzde, bu kadar çok basamağı çıkmak istemeyen ancak muhteşem manzarayı görmek isteyen ziyaretçiler için asansörler de mevcut.

Yapıldığı dönemde sadece 20 yıl için izin alınan kulenin, iletişim için uygun yüksekliğe sahip olması ve Atlantik ötesi haberleşmeye imkan tanıdığı içi sökülmeden kalmasına izin veriliyor. Parislilerin Demir Bayan olarak adlandırdıkları Eyfel Kulesi, dünyanın en güzel mimari yapıların biri olarak kabul edilerek, her yıl çok sayıda kişi tarafından ziyaret ediliyor.

1. Giza Piramitleri, Kahire, Mısır

Kahire’nin simgesi haline gelen Giza Piramitleri, bölgenin en görkemli yapıları arasında bulunuyor. Keops, Kefren ve Mikerinos olarak adlandırılan 3 piramit, sırlarını hala korumasıyla meraklıların ilgisini daha da çok çekiyor. Dünyanın 7 Harikası Listesi’ne giren Keops, bu listede günümüze ulaşan tek yapı olma özelliğini de taşıyor.

Yaklaşık 43 yüzyıllık tarihlerine rağmen, tüm ihtişamıyla yıkılmadan yapıldıkları yerde durmaya devam eden piramitlerin en büyüğü olan Keops, 145 metre yüksekliğinin yalnızca 10 metresini kaybetmiş durumda. Ne için ve nasıl yapıldıkları şimdilerde dahi çözülememiş piramitler, Mısır‘ı ziyaret eden turistlerin en gözde ziyaret yerlerinden.

Ülkemizden Ayasofya, Sultanahmet Camii, Boğaziçi Köprüsü, Kapadokya, Truva ve Pamukkale de dünya çapında iyi bilinen yerler. Antik dünyanın 7 harikasından bu yana insanoğlu dünyadaki simge yapıları keşfetme merakı taşıyor. Ülkeleri ve şehirlerini sembolize eden yapılar her yıl çok sayıda kişi tarafından ziyaret ediliyor.

6 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here