Foça’da Kedi Ferdi’nin Adası’ndaydık…

0
573

Yaz aylarında her hafta bir başka organizasyon haberi gelir. Günübirlik ya da en fazla 2 günlük turlar arkadaşları bir araya getiren güzel organizasyonlardır.

Çok kısa bir süre içerisinde verdiğiniz karar size bazen yepyeni yerleri keşfettirir, bazen de bildiğiniz, aşina olduğunuz yerlerin detaylarını gösterir.

***

İzmir coğrafi konumu ile beraber pek çok tatil merkezine yakınlığı dolayısıyla avantajlı bir konuma sahip. Kuzeyi ve güneyi ile beraber kendi ilçelerinde birçok tatil mekanına çok kısa sürede ulaşmak mümkün.

***

Koskoca bir sene durup dinlenmeden çocuklar için bir şeyler yapmaya gayret eden TEGV Çiğli Eğitim Parkı gönüllüleri olarak fark ettik ki “sadece”, gönüllülere yönelik etkinlik yapmıyoruz. Yaptığımız etkinlikler genellikle ve çok da doğal olarak çocuklara yönelik oluyor.

Her sene gelenekselleştirdiğimiz Foça yat turunun ardından bu kez biraz daha farklı bir fikir gelmiş aklına gönüllü sorumlumuz Elif’in.

Rotamız yine Foça ama bu kez farklı bir yere Kedi Ferdi’nin İncir Adası’na…

kedi

Sabah 9’da hareket sözü ile toplanmaya başladığımız Eğitim Parkı’ndan her zamanki gibi yine saatinde çıkamıyoruz. Saat 9.30’u gösterirken servisimiz ile beraber Foça yoluna çıkıyoruz.

Foça’ya giderken hiç de alışık olmadığımız bir istikametten, Seyrek yolu üzerinden gidiyoruz.

Yaklaşık 1 saatin ardından şarkılı, türkülü, bol sohbetli servisimiz Eski Foça’ya giriş yapıyor. Eski Foça Otogarı’nın önünde gönüllüğe zorunlu sebeplerden dolayı ara vermiş Melih karşılıyor bizi. Melih Foça’nın yerlisi.

Arabasıyla servisimize önderlik ederken mangallık malzeme temini için Tansaş’a gidiyoruz.

Tansaş’a 15 kişilik bir gönüllü ordusuyla girince herkes korkuyor ister istemez.

Hepimiz et reyonunun önünde tercihlerimizi sıralarken görevliler zor anlar yaşıyorlar. Ortak tercihlerimizi belirttikten sonra kişisel tüketim için alışveriş başlıyor. Kimi birkaç ufak parça ile kasaya gelirken Ekrem 25 şişe bira ve ağzına kadar dolu arabasıyla kasaya gelince herkes bakakalıyor.

Adaya gitmeden önce biraz zaman geçmesi için ekmek alışverişine gidiliyor. Grubun tümünün ekmek almaya gitmemesi için geride kalanlar bir kafede oturup çay içmeye koyuluyor.

***

Kısa bir süre sonra ekmek ekibi geri dönüyor ve onlarda bir şeyler içiyor.

Foça merkezinde gözlemlerimiz sürerken adaya gitmenin vakti yaklaşıyor. Hep beraber yine servisimize biniyoruz. 10 dakikalık bir zamanın ardından adaya ulaşacağımız yokuşa geliyoruz.

Yokuşun başında hazırlanan iskeleden el sallayarak Kedi Ferdi’ye haber vermemiz gerekiyor.

İşin daha teknolojik yönünü Melih keşfediyor ve Kedi Ferdi’yi cep telefonundan arayarak bizi almasını söylüyor.

kedi 2

Engebeli yokuşu indikten sonra elimizdeki yüklerle beraber Kedi Ferdi’nin bizi alacağı kayığı farkediyoruz. Küçük iskelenin başına kayığa binecek ilk grup yanaşıyor. Bu kayık bir seferde en fazla 6 kişiyi taşıyabildiğinden 5’erli 3 gruba ayrılıyoruz.

İlk grupta kayığa binenlerden biri de ben oluyorum.

Ancak biniş sırasında herkesin tek tek ve olabildiğince fizik kurallarına riayet ederek hareket etmesi gerekiyor. Aksi takdirde kayık ve üzerindeki insanlar Ege’nin serin sularının dibini yakından görme şansını elde edebilir.

Kayığa en son binen ben Kedi Ferdi’nin yanına oturuyorum. Vapurlarda bile denizi gören kenar kısımlarda oturamayan biri olarak bulunduğum konum takdire şayan. Hemen 20 cm. yanımda deniz var ve kayığın yarısı suyun içinden gidiyor.

10 dakikalık tehlikeli bir yolculuğun ardından İncir Adası’nın yıkılmak üzere olan iskelesine geliyoruz. Kedi Ferdi’nin oğlu ve arkadaşı bizim iskeleye çıkmamız için yardımcı oluyorlar. Ellerimizdeki torbalarımızla oturacak masa arayışımız başlıyor ve bol esintili bir yer buluyoruz.

Kedi Ferdi ikinci ekiple gelene kadar keşif yapıyoruz.

Kedi Ferdi bu adayı devletten 44 yıllığına kiralamış. Turizm amaçlı kiralanan adaya bizim gibi gelen giden var. Ancak Kedi Ferdi’nin adada bulunduğu süre hesaplandığında adaya yapılanların çok da hoş şeyler olduğunu söyleyebilmem mümkün değil. Daha fazla bakımı ve özeni hak ediyor İncir Adası.

İkinci ve üçüncü ekiplerinde gelmesiyle beraber süregelen fotoğraf çekimlerimiz bize Lost’u hatırlatıyor. Her iskeleye adımını atanın meraklı bakışları hiç bilmediği bir adaya düşen Lost dizisi oyuncularını anımsatıyor.

Masamızı değiştirip çıkınlarımızdaki yemeklerimizi çıkarttıktan sonra ilk atıştırmalarımız başlıyor. Cemal’in hazırladığı yaprak sarmaları ve sigara börekleri mükemmel. Elif’in mercimek köftesini de unutmamak lazım.

***

3 seferin ardından adaya yerleşmemizle beraber mangal hazırlıkları yavaştan başlıyor. Bu arada ilk denize girme istekleri de dilleniyor.

Lider ve Melih ilk kurbanlar olarak denize koşarken soğuk suyun etkisi ile kendilerini kaybediyorlar. Hemen ardından denize giren herkes soğuk suyun ve kestanelerin etkisi ile olabildiğince derinlerde yüzmeyi tercih ediyor.

Arkamızda Foça Kalesi ve Foça’nın merkezi görünürken insan kalabalığından uzak sakin bir yerde baş başa olmanın rahatlığı ileyiz.

Denizden çıktıktan sonra iskele üzerinde oturup sohbet ediyoruz. Ellerdeki içkiler ile iskele muhabbeti çok hoş.

***

Olan olmayan herkesi yad ettikten sonra mangalın yanına gidiyoruz. Temiz hava ile beraber sürekli karnımız acıkıyor.

Mangalın başında erkekler dururken kimi voleybol, kimi okey kimi de tavla oynamayı tercih ediyor.

İncir Adası bizlere nefes aldırıyor…

İçkinin etkisi ile ilerleyen saatler çok daha komik anıları yaşatsa da iyi ki geldik diyoruz. Dönüşte keşke biraz daha kalsak diyor herkes…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here