Gezin ve Maceranızı Kendiniz Yaşayın

0
133

Türkiye’nin seyahat alanındaki en büyük platformlarından biri olan Gezimanya.com’u kuran Tuğçe Yılmaz, seyahat tutkusunu profesyonel mesleğe dönüştürdü. Bugüne kadar 92 ülke ve 500’den fazla şehir gezen Yılmaz, her fırsatta seyahat ediyor.

Reklam sektöründe geçirdiği 15 yılın ardından uluslararası bir ajanstaki yöneticilik görevini bırakarak gezmeye karar veren Tuğçe Yılmaz, bugüne kadar 92 ülke ve 500’den fazla şehri ziyaret etti. Kendini daha yolun başında gördüğünü söyleyen Yılmaz, bu deneyimlerini Gezimanya.com’u kurarak paylaşmaya karar verdi. Bugün ayda 1 milyona yakın ziyaretçi ve 3 milyondan fazla sayfa gösterimi alan dev bir mecraya dönüşen Gezimanya, seyahat alanında Türkçe kaynak sunan en büyük mecralar arasında. 

Tugce-Yilmaz-Murat-Ozbilgi
Tuğçe Yılmaz, Murat Özbilgi

Seni çok kısa tanımak istesek?

Hayatımın önemli bir bölümü İstanbul’da geçmiş olsa da aslen Sinoplu’yum. Henüz iletişim okurken başladığım reklam sektöründe 15 sene geçirdim. Son olarak da bir uluslararası ajanstaki yöneticilik görevimden istifa ederek bundan sonra sadece gezmeye karar verdim. Gezmek benim için çok küçük yaşlarda ailemin teşvikiyle başlamış bir macera. Daha 17-18 yaşındayken benden 4 yaş küçük kız kardeşimle beni ailem Paris’e yolladı. Daha o geziden dönmeden bir sonraki gezimizin planlarını yapıyorduk. O tarihten sonra okul dönemi olsun, beyaz yakalı kariyerim olsun hayatımın her parçasında benim için en önemli konu gezmekti. Bugüne kadar toplamda 92 ülke ve 500’ün üzerinde şehir gezdim ve kendimi daha yolun çok başında görüyorum. Daha gezilecek çok yer var.

Seyahat tutkusu hobiden daha öteye nasıl geçti?

Hepsi Gezimanya’nın suçu. Gezimanya’yı kurduktan sonra iş artık gezip görmenin ötesinde gördüklerini paylaşma, başkalarına tanıtma, daha sonra da bunu profesyonel olarak yapmaya dönüştü. Film nerede koptu ben de bilmiyorum. Şu an hem kendimiz seyahat ediyoruz hem de fırsat buldukça farklı etkinlikler yaparak diğer gezginleri de gezdirmeye çalışıyoruz.

Tugce-Yilmaz

Türkiye’nin en etkili seyahat platformlarından Gezimanya.com’un kurucususun. Gezimanya fikri nasıl ortaya çıktı?

Gezerken aldığım notlar, çektiğim fotoğrafların üzerine her biri benden daha çok gezgin olan ailemin notları, fotoğrafları ve videoları da eklenince ortaya ciddi bir birikim çıkmıştı. Bunu dijital ortama aktarmaya karar verdiğimde ne ben, ne de başka kimse neler olacağını bilmiyordu . Bir olay diğerini kovaladı. Önce Gezimanya’da rehberler oluşturdum. Sonra gezi notlarımı üzerine ekledim. Daha sonra aileminkileri koymaya başlayınca çevremden başkaları da bu işe talip oldu ve gezi notlarını Gezimanya’da yayınlatmak istedi. Türkiye’de aslında o kadar önemli gezginler var ve o kadar güzel maceraları var ki bunları Gezimanya’ya koydukça içeriğin boyutu, gücü ve kalitesi artmaya başladı. Öyle bir noktaya geldik ki bir baktık gece yarılarına kadar başkalarının gönderdiği gezi notlarını ve fotoğrafları yayına alıyoruz. Bu noktada artık daha ciddi bir altyapı gerekiyordu. Bu yatırımı yaptık. Bir ekip kurduk, profesyonel bir teknik altyapı oluşturduk. İşler büyümeye başladı. Gelinen noktada bugün Gezimanya ayda 1 milyona yakın ziyaretçisine 3 milyonun üzerinde sayfa gösterimi yapan seyahat alanında dev bir mecraya dönüştü. Sosyal medyada toplam 700 binin üzerinde takipçisiyle öyle bir mecra olduk ki ister istemez bu işi profesyonel yapmaya ve büyümeye devam ediyoruz.

Gezimanya.com ziyaretçilerini neler bekliyor?

Gezimanya’da Türkiye’den ve dünyanın her bir köşesinden 1850 tane turistik destinasyonla ilgili detaylı Türkçe bilgi bulunuyor. Türkçe diye özellikle belirtiyorum çünkü beni bu işi profesyonel olarak yapmaya iten şey internetteki profesyonel Türkçe seyahat içeriği boşluğuydu. Türkiye’de gezmeye yönelen ciddi bir kesim var, çok da değerli gezginler var. Ancak bunları kategorize edip organize bir şekilde Türkçe dilinde sunan bir mecra yoktu. Herkes Tripadvisor, Wikipedia gibi sitelerin Türkçe’ye çevrilmiş sınırlı sayıda sayfalarını kullanıyordu. Gezginlerin notları ise gerçekten çok güzel ve değerliyse de herkesin bloglarına dağılmış şekilde duruyordu. Bütün bunları bir noktaya toplamak Gezimanya’nın misyonu oldu. Bugün Gezimanya ziyaretçileri tek bir noktadan her tür bilgiye erişebiliyor. Biz de bundan gurur duyuyor ve işimizi geliştirmek için gerekli motivasyonu buluyoruz.

Tugce-Gezimanya

Daha çok insanın seyahat edebilmesi sence nasıl mümkün olabilir?

Bazı insanlar seyahati bir yaşam biçimi olarak benimsiyor. Bu kişiler gerçek gezginler. Ama böyle deyince illa da gözünüzün önüne sırt çantasıyla otostop yapan bir hostel tutkunu gelmesin. Bu çok büyük bir klişe. Sırt çantalısından lüks gezenine kadar geniş bir yelpazede çok değerli gezginler var. Ben bir insana lüks geziyor diye negatif ya da kısıtlı bütçeyle geziyor diye pozitif bakmıyorum.

İkinci kesim ise tatil gezginleri. Aynı şekilde burada da gezme etrafından çok güzel bir olgu, bir niyet var. Yalnızca tatilde gezmesine rağmen muhteşem geziler gerçekleştiren, gezdikleri yerleri çok güzel anlatan, oralardan çok güzel dersler çıkaran, hikayelerini çok güzel paylaşan insanlar var. Kafamızdaki klişeler gezmeye ancak işten izin aldığında fırsat bulanları da acımasızca infaz etmemeli.

Önemli olan kişinin gezmeye niyetinin olması ve bu hayalini hayata geçirmesidir. Bence insanın seyahat edebilmesi içindeki gezme tutkusunun diğer tüm engelleri aşmasıyla mümkün olabilir. Paraymış, zamanmış, bunların eksikliği mutlaka bir şekilde çözülür.

En’leri & İlk’leri

En sevdiği yurt içi destinasyon: Tek bir yer söylemek güç. Karadeniz’de Sinop, Doğu’da Van, İç Anadolu’da Kapadokya, Güneydoğu Anadolu’da Mardin, Akdeniz’de Kabak Koyu, Ege’de Gümüşlük ve Eski Foça ve tabi ki İstanbul

En sevdiği yurt dışı destinasyon: O kadar çok ki. Kuzey Amerika’da Alaska ve Kaliforniya, Orta Amerika’da Kosta Rika & Guatemala, Güney Amerika’da Venezuela, Titikaka Gölü ve Galapagos adaları, Afrika’da Tanzanya, Kuzey Avrupa’da İzlanda, Batı Avrupa’da Brugge ve Provence, Orta Avrupa’da Tuna Nehri Kıyıları, Doğu Avrupa’da Polonya, Orta Asya’da Kırgızistan, Ortadoğu’da Ürdün, Uzakdoğu’da Filipinler ve Güney Kore.

Şu an bileti olsa gideceğin ilk yer: Madagaskar

En son seyahat ettiği yer: Bulgaristan Varna

Seyahatlerinde yaşadığın en ilginç ve unutamadığın bir anı paylaşabilir misin?

Ben yıllarca bazen tek başıma bazen arkadaşlarımla, bazen bir grubun başında ama çoğunlukla da ailemle seyahat ettim. Şu anda da eşim Murat ile birlikte bol bol seyahat ediyoruz ve zaman zaman evi çok özlüyoruz. Aslında en enteresan olanı planlamayı beceremediğimiz balayımız idi.

O kadar yoğun bir iş temposu arasında evlendik ki… Bir de zaten sürekli seyahat ettiğimiz için illa balayı şöyle tropik bir adada, böyle romantik bir kentte olsun diye düşünmedik. Uçağa binerken sadece elimizde Nice’e gidiş ve Floransa’dan dönüş biletimiz vardı. Başımıza gelmeyen aksilik kalmadı. Nice-Monaco arası tren kaza yaptı, kiralık arabamızın zamanını kaçırıp koca San Remo’da tek bir araba bulamadık, yollar tıkandı, restoranlar biz gittiğimiz saatte kapandı, otel diye tuttuğumuz yer şehrin epey dışında çıktı. Terzi söküğünü dikemezmiş hesabı, Gezimanya’dan herkese seyahat tavsiyesi veren 2 kişi olarak kendi balayımızı doğru dürüst organize etmeyi beceremedik.

Gezimanya-Guatemala

Son olarak söylemek istediklerin?

“Dünya Bir Kitaptır Gezmeyenler Sadece Bir Sayfasını Okur” diye bir söz var ya, işte o çok doğru. Günümüzde Internet, sosyal medya öyle imkanlar veriyor ki gezmeden bile dünyanın en ücra köşeleriyle ilgili bilgiler edinebiliyorsunuz. Ama ne olursa olsun bu gördüklerinizi size anlatanların gözünden görüyorsunuz. Kenya’yı TV programında görmüşseniz o TV programcısının bakış açısından öğreniyorsunuz. Meksika’yı bir Youtube videosunda izlediyseniz o Youtuber’ın gözünden başka bir şey görmüyorsunuz aslında. Ben kendim de dahil olmak üzere bütün gezi blog yazarlarının da size aktardıkları şey aslında yalnızca ve yalnızca kendi perspektiflerinden, kendi görgü, bilgi ve kişiliklerinden süzülmüş bir bakış açısından ibaret. Önemli olan gidip kendiniz gezmeniz ve kendi hislerinizi, kendi tecrübelerinizi ve kendi maceralarınızı edinmeniz. Gezdiğiniz yeri magnet toplamak ya da fotoğraf çekip de Facebook’a koyma fırsatı olarak görmeyin. Gittiğiniz yerin size yaşattıkları facebook sayfanızdan daha kalıcı olacak, karakterinizi değiştirecek. Böyle bir macerayı, bir blog yazarı olarak söylüyorum, hiçbir blogu okuyarak yaşayamazsınız. Kendiniz gezin ve kendi maceralarınızı kendiniz yaşayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here