‘Gönüllü’ Başladı Profesyonel Oldu

0
179

Gönüllü olarak adım attığı Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı‘nda önce gönüllü sorumlusu, daha sonra ise park yöneticiliği görevine yükselen Elif Türkmen TEGV’in en genç kadın yöneticilerinden biri olarak ekip çalışmasının başarıyı getirdiğine inanıyor.

elif 2

Türkiye’nin eğitim alanındaki en yaygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) hazırladığı eğitim programlarıyla adından söz ettiriyor. 2003 yılında İzmir Çiğli’de açılan eğitim parkı ile Çiğlili çocuklarla buluşan vakfın kapısından gönüllü olarak içeriye giren Elif Türkmen TEGV’in profesyonel ayağına dahil olmuş.

Kendisine gelen teklifle gönüllü sorumlusu olarak göreve başlayan Türkmen, 2010 yılında henüz 31 yaşında yöneticilik görevine yükseldiğinde vakfın en genç kadın yöneticilerinden biri olarak dikkatleri üzerine çekmiş.

Elif Hanım biraz kendinizden bahseder misiniz?

1978 yılında İzmir’de doğdum. Üniversiteye kadar olan eğitim hayatım doğduğum şehirde geçti. Süleyman Demirel Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği mezunuyum. Yine aynı alanda Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım.

Henüz yüksek lisans öğrencisiyken Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile tanıştım. Yaşadığım ilçe olan Çiğli’de 2003 yılında bir eğitim parkı kuruldu. Eğitim gönüllüsü olmaya karar vererek vakıfta gönüllülük yapmaya başladım.

İlginç bir yükseliş hikayeniz var?

Evet, 2003 yılında gönüllüsü olarak tanıştığım TEGV’de çocuklarla çeşitli etkinliklerle buluştuk.  Gönüllülüğüm sürerken gönüllü sorumluluğu görevi teklif edildi. Bu profesyonel teklif beni şaşırtırken “Hem çok keyif aldığım bir işi yapacağım, hem de üstüne para mı alacağım” tepkisini verdim.  Gönüllülük yaptığım bir çatı altında profesyonel bir görevde bulunmak beni oldukça heyecanlandırdı.

2004 yılında gönüllü sorumlusu görevine başladım. 2010 yılında park yöneticiliği konusunda gelen teklifin ardından kapısından gönüllü olarak girdiğim bu vakıfta yöneticilik görevinin başında buldum kendimi.

TEGV’de size benzer örneklere rastlayabiliyor muyuz?

TEGV kurumsal olarak oldukça yeni bir kurum. Benim ilk işe başladığım yıllarda kurumun yapısal durumu açısından kendi işleyişi içinde bir kariyer yapma şansı çok yoktu açıkçası. Çünkü farklı illerde yapılanan vakfın her ilde yükselmeyi gerektirecek yapısı yoktu.  Benim yaşadığım örnek gibi benzer örneklerin yıllar içerisinde artmasıyla beraber vakfın kazanımlarının artığını söylemek mümkün.

TEGV’in kendi içinden çalışanlarının farklı pozisyonlarda görevlendirilebiliyor olması yetişmiş elemanların ekstra bir süreç gerektirmeden daha hızlı biçimde ihtiyaç duyulan pozisyonlarda verimli işler yapmasına katkıda sağlayabileceği gerçeğini gösteriyor.

İşleyişinde bu kadar çok parametresi olan bir yapıda dışarıdan yönetici getirmek bazen avantaj bazen dezavantaj haline gelebiliyor. Bu durumun iyi ve kötü örnekleri olabilir. İçeriden yükselme kurum çalışanlarını motive ederken, aynı zamanda kurum içinde kazanç haline geliyor.

Mesleğe bakış açınızdan bahsetmek gerekirse…

Çalıştığım alan olan sivil toplum ciddi bir ihtiyaçtan doğuyor aslında. Yine Türkiye’ye baktığımızda aynı alanda aynı ihtiyaçtan doğmuş çok sayıda sivil toplum örgütü/kuruluşu ile karşılaşıyoruz. Aynı ilde, aynı ilçede, aynı konuda aynı işi yapmaya çalışan birbirinden farklı kurumlar güç bölerek enerji ve insan kaynağının doğru kullanılmasını engelliyorlar.

Çoğu gönüllülük ve bağış esası ile çalışan bu kurumların profesyonelce yönetilmesi şart. Doğu ya da batı diyerek ayırmadan sivil toplum uygulamalarını ciddiyetle ele alarak STK’ları iyi bir şekilde irdelememiz lazım.  Bazı şehirlerde sivil toplum hayatının ne kadar başarılı bir şekilde yürütüldüğünü görüyor, oradaki iyi örneklerin iyi işbirlikleri ile gerçekleştiğine şahit oluyoruz.

Benim bu işe inancıma bakarsam ülkeme ve dünyaya olan katkısı her şeyden önce geliyor. Kendi alanımda çalışmayı bir kenarı bırakarak neden sivil toplum diye sorarsam aslında ben sivil toplum örgütlerine inanıyorum. Var olan bir sorunu çözmek ülkeye ve dünyaya katkı sağlamak ekonomik getirilerden daha önemli benim için…

Herkesin kariyer sitelerinde iş ararken öncelikli aradığı alanlardan biri haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum sivil toplumun. Ayrıca STK’lar bağışlarla ayakta durduğu için bu alandaki ücretler profesyonel anlamda doyurucu olmayabiliyor ama manevi tatmine değer biçilemez.

Sivil toplum örgütlerinde kadın ağırlığına rastlıyoruz genellikle…

Bu durum geçmişten bu yana taşınan önyargılar ya da alışkanlıklarla ilgili olabilir. Erkeklere duyarsız demek çok doğru olmayabilir ancak kadınlar çok daha duyarlı ve duyarlılıkları noktasında çok hızlı bir biçimde harekete geçebiliyorlar. STK denildiğinde yıllar yılı belirli bir yaşın üstündeki kadınların bir araya gelerek bir şeyler yapmaya çalıştığı yapılar akla geliyor. Belli bir yaş üzerinde ya da emekli kadınların bir araya geldiği kurumlar olarak algılandı uzun bir süreçte STK’lar.

Türkiye’de erkeğin üzerine yıkıldığı varsayılan ev geçindirmek, para kazanmak düşüncesi erkekleri daha çok çalışma hayatı ve siyasette var olmaları gerektiği fikrine odaklandırdı.  O yüzden çalışma hayatında yeterince yer bulamayan kadınlar kendilerini var etme çabasına sosyal yaşamda girişti.

Çalışma ekibiniz ağırlıklı olarak kadınlardan oluşuyor yanlış bilmiyorsam?

TEGV’in genel yapısına bakarsak büyük bir çoğunluğun kadınlardan oluştuğunu söyleyebiliriz. Genel müdürümüz de kadın. Kadınlarla çalışmak hem kolay hem zor olabiliyor. Kadın ve erkek profilleri yapıları gereği farklılık yaratıyor. Her insanda farklı gelişen iletişim kurma biçimi erkeklerde daha net ve keskin, kadınlarda daha detaycı. Uzun konuşma ve dinleme gerektiren toplantılarda kadınlarla bir arada olmak daha yararlı olabiliyor. Erkekler uzun konuşma ve dinleme modunda olmuyorlar. Kadınlar ayrıntılandırmayı seviyorlar.  Ayrıntıcı yaklaşım bir avantaj gibi görünürken çoğu zaman, hızlı hareket etmek gerektiğinde işi zorlaştırabiliyor da.

Kadınların yaratıcı yönü daha aktif. İnandıkları zaman çok daha fazla çaba gösterip geç yoruluyorlar. Genetik olarak aktarılan bir şey de olabilir.  STK’larda çalışma saatleri çok yoğun. Gecesi gündüzü belli değil. Ayrıca bu alan biraz eğilip bükülmeyi gerektiriyor. Örnek vermek gerekirse, bağışçılardan bir şeyler istemeniz gerekirken, zaman zaman hak etmediğiniz ya da sizi zorlayacak durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Erkekler bu yüzden çoğu kez bu planda zorlanabiliyor. STK çok anlatmayı ve alttan almayı gerektiriyor, bu yüzden erkeklerin azlığını bu duruma yorabiliriz.

TEGV’i farklı kılan özellik nedir?

TEGV birçok açıdan farklı. Tüm Türkiye’de teşkilatlanmış bir STK. Güçlü işbirlikçileri ve güçlü bağışçıları var. Yaptığı işi ciddiye alıyor. Bu anlamda profesyonel çalışıyor. Hizmet verdiği eğitim alanında öncü bir kurum. Yarattığı yapı dünya üzerinde yok. Eğitim alanında bir vakıftan ne beklenir diye sorsak ilk cevap burstur. Kılık kıyafet yardımı yapar. İmkânları olmayan çocuğa yurt yapar. TEGV bunların hiçbirini yapmıyor. Uzmanlara hazırlattığı programları etkinlik noktalarında gönüllüleriyle uyguluyor.

Yaptığımız işin cilvesi olacak ki iyi bir şey yaptığınızda 20-25 yıl sonra görebiliyorsunuz. Bir çocukta yarattığınız farkı yıllar sonra görebiliyorsunuz.  Biz TEGV’de çok beklemeden bu farkı görebiliyoruz. En basit örneğiyle etkinlik noktalarımıza çocuğumuz olarak gelen çocuklarımız gönüllümüz olabiliyor. Kendi eğitim programlarımızı kendimiz yapıyoruz. Gönüllülerimize değer veriyoruz. Vakfımız eğitim stratejisini oluştururken eğitim ve çocuğun yanına gönüllüsünü de ekliyor. Bu kadar büyük bir yapıda hantallık olması beklenir ancak hantallık yok ve vakıf değişime çok açık.

Bir iş gününüz kısaca nasıl geçer?

TEGV’de bir işgünü şöyle geçer dediğiniz bir gün yoktur. Genel olarak baktığımızda gün 8.30’da başlar. İş ortamında kısa bir görüşme ile güne merhaba deriz. Bakılacak kontrol edilecek e-postalarımız sürekli vardır. Etkinlik noktamıza çocuklar geldiğinde hayat bizde durur. Çocuklar ve gönüllülerin ihtiyaç ve sorularına yanıt veririz. Çocuklarımızın hayatına bir şeyler katmak için koştururuz. Rutine katılacak işler arasında paydaşımız diyebileceğimiz gönüllü, öğretmen, kurum temsilcileriyle ilişkiler vardır. Geri bildirim vermek, almak açısından bir şeyler yapmak adına bu ilişkiler çok önemli.

Eşinizle de TEGV’de tanışmışsınız?

Eşimle de TEGV’de tanıştım. Benim için TEGV inandığım ve gurur duyduğum bir kurum olmanın yanı sıra önemli dostlukların da kaynağı oldu.  En güzel dostluklarımı burada kurdum. Eş de kazandırdı. İster gönüllü ister çalışan olarak tercih etmiş olsun insani açıdan belirli bir seviyenin üzerindeki kişiler dışarıdaki insanlara göre artı 1 puan yukarıdadır bana göre. Eşimle 3 yıl kadar beraber vakıfta çalıştık. Benzer pozisyonlarda beraber çalışırken ben onun yöneticisi oldum. Benzer pozisyonlarda çalışırken aramızda böyle bir ilişkimiz yokken TEGV’de aynı ortamı paylaşmak birbirimizi çok yakından tanıma fırsatımız oldu.

İşinizde kırmızı çizgi olarak adlandırdığınız neler var?

Benim için anlık karar ve inisiyatif alabilen çalışan önemli. İyi insan ilişkisi önceliklidir. Ekip çalışması bizim için olmazsa olmaz bir şey. Eğitim parkında profesyonel olarak 4 çalışan görünürken her etkinlik dönemimizde 3 bin 500 kişilik bir ekiple çalışıyoruz ve her dönem bu kişiler değişiyor. Ekip çalışması bu noktada çok önemli. “Benden” çıkıp “bize” varanlar önemlidir. İşler mutlaka bitmesi gereken tarihten daha önce bitirilmeli. Son güne bırakılmamalı. Hataların öğretici olduğunu düşünürüm. Ama aynı konuyla benzer üçüncü hata beni rahatsız eder. Bir süre sonra insanlar kendiişleriyle ilgili inisiyatifi ele alsınlar her defasında aynı konular konuşuluyor olmasın.

Mesleki hedefiniz nedir?

TEGV’de olmak musluk tamir etmeyi de öğrenmek, belediye başkanı ile ortak projede de birlikte olmak demek. Bu kadar farklı bir profilde görev yapmak beni daha donanımlı hale getirdi. İleride drama liderliği ve yaşam koçluğu gibi deneyimleri de birleştirip bütün bunları kullanabileceğim bir iş olabilir. Yaptığım işin ülke ve dünya için önemli olduğunu düşünüyorum. 9 yıllık bir TEGV hikayem var. Bu işe adım attığımda hayalim dünyayı kurtarmaktı. Bir insanın çok önemli olduğunu, fikir ve insan çağında bireysel başarılar konuşuluyor. TEGV’de çok daha farklı boyutlarda bilgi ve becerimi kullanarak daha fazla insana ulaşabilmeyi amaçlıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here