Hayatın kırılma anlarına denk gelmek

0
61

Can sıkıntısı diye bir şey dolanmış dilimize. Zamanımızı boşa geçirirken ya da boşa geçirdiğimizin farkına olmadığımız durumlarda “canımız sıkıldı” demeyi alışkanlık haline getirmişiz.

Belki de biraz kolaya kaçmak “canım sıkılıyor” demek.

Gün içinde yaşamaya çalıştığımız rutinlerimiz hayatımızı sarıp sarmalamışken nefes almak için geldiğimiz evlerimiz de dinlenebilmekten çok yoruluyoruz aslında.

Sanal âlemlerin egemenliğinde yönlenen vücutlarımız bir sonraki güne hep daha yorgun olarak girerken gün geçtikçe yalnızlaşıyor. Evet, farkında değiliz ama teknoloji sosyal ilişkilerin sonunu getiriyor.

insanlar 2

İlişkilerini sanal âlem aracılığı ile yaratmaya ya da sürdürmeye çalışanlarda yok değil. Kimileri zorunluluktan kimileri ise sosyal gücü olmadığından hayatına renk katacak kişi arayışlarını sanal dünyaya taşımış durumda.

Her geçen gün biraz daha yalnızlaşan insanoğluna çok az da olsa bir umut ışığı yaratıyor internetin bir bölümü. O bölümden yararlanabilen varsa çok büyük bir şansa sahip bunu kabul etmeli.

Can sıkıntısının bir sonraki boyutu olan bunalım tavırları ve takıntıları ise insanın yapacak bir şey bulamaması, hastalıklar veya kişinin kendini kötü ve yalnız hissetmesi durumlarının yarattığı bir psikolojik süreç olsa gerek.

Hayattan beklentilerin tükendiği, olumsuz bakışın hâkim olduğu zamanlarda hiç beklenmeyen bir umut ışığı insanı yeniden hayata bağlar çoğu zaman. Hayat o zaman anlamlı, o zaman yaşamaya değer olur. Yeniden anlamlanır. Yeniden zevkli hale gelir gözlerimizin önünde.

Hayatta yapacaklarımız belli bir düzen içerisinde sürer gider. Ancak insanın duygusal yönden tatmin edilememesi; kişinin hayatının birçok alanında başarılı olmasının önemini temelden zayıflatır. Bu tatminsizlik duygusu başarıların tadını tuzunu adeta yok eder.

Hele ki tesadüf üzeri iletişim kurmaya çalıştığınız, ancak kısa bir iletişimsizlik süreci ile elinizden uçup giden birinin bir başka tesadüfle karşınıza çıkması; duyguların en mutlu olarak ifade edildiği anlardan biri olur.

İnsanların tahammül noktalarının kırıldığı, zayıfladığı anlar olur. Bu anlarda karşılarına “dünyanın kralı” da gelse tek bir sözü dillendirmeye ne güç vardır ne de istek. Karşınızdaki kişinin o anına denk gelmek ise yaşayabileceğiniz en büyük şanssızlıklardan biri olur herhalde.

Tesadüf kelime anlamıyla sizden bağımsız gibi gözükse de aslında size bağlı oluşan olaylar silsilesidir. Bu silsileyi oluşturmak sizin inancınız ve isteğinizde gizlidir.

Gelecek günlere dair öngörüler kafamızda diziliyken, tesadüfî oluşmuş durumların inanç ya da isteğimiz dâhilinde gerçekleştiğinin farkına varamayabiliriz.

İnançla gelen “güzellik” belki de bugüne kadar yaşamadıklarınızı size yaşatacakken; mesafelere karşı duyulan umutsuzluk halinden de sıyrılmak gerekir.

Hayatın karşımıza çıkardıkları her zaman bembeyaz görünümlü bir saflığa sahip olmayabilir.

Hızlı davranıp bu saflığa sahip çıkmak, hayatı yaşamak ve güzel anılarla doldurmak lazım.

Hayat çok kısa; neresinden tutarsanız tutun bir yerinden başlamak, sarılmak gerekli.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here