İyi ki varsınız!

0
64

Tesadüflere inanır mısınız bilmem ama hayatta yaşanan her anın, bir sonraki gelenle doğrudan ya da dolaylı olarak ciddi anlamda bağı olduğuna inanıyorum. Yaşadığımız her an, kötü ya da iyi olmasından öte; hayatımızın bir başka penceresine açılan bir görev üstleniyor.

Cagri Veda yemek 334

Güzel beklentiler, umutlu bir bakış açısı ve yepyeni bir bakış açısı kazanmama yardımcı olacağı beklentisiyle geldiğim Amerika’da her gün yaşadığım her dakika bana yepyeni kazançlar olarak geri döndü. Çoğu kez “kahretsin” söylemlerimin arkasında kalan başımdan geçen her dakikanın bundan sonra hayatımda kullanacağım bir yeri olacak eminim.

Beklentilerin yüksekliği ile örtüşmeyen iş yaşamı dışında artakalan o sınırlı dakikalarda meydana gelen paylaşımlar insanların her şarta kısa sürede uyum göstereceğinin en büyük göstergesi.

Kalabalık bir Türk ekibinin dışında Çin, Hindistan, Jamaika, Ukrayna ve Tayvan gibi ülkelerden gelen öğrencilerin ilk bir arada buluşmaya başladığı günler herkesin kendini ifade etmeye çalıştığı, kendine zaman geçireceği bir arkadaş grubu kurmak için çaba sarfettiği ve adeta “kendini pazarladığı” birer anı olarak geride kaldı.

Geride kaldı; çünkü o kalabalık buluşmalar ile kimsenin birbirini dinlemediği ancak birbirini inceden imceye süzdüğü gece oturmaları artık yok. Şimdi sayıları en fazla beşi geçmeyen küçük arkadaş grupları ile sohbet eden, yemek yapan bir arada bulunmaktan keyif alan sınırlı topluluklar var. Aslında bu bahsettiğim gruplardan da sadece sınırlı olarak bir araya gelenleri çıkardığımızda çok da var diyebilmek mümkün değil. Asalak olarak yaşam sürdürmeye gelenler her yerde asalak yapılarını gösteriyorlar kuşkusuz.

İlk günlerde kendi aynasından yansıttıkları ile tanımaya çalıştığımız ancak yanıldığımız insanlar yanımızda yok. Herkesin kendi kafasına göre tahammül edeceği, ortak bir şeyler yapacağı, en azından bir şeyler paylaşmaktan keyif aldığı kişiler ise olabildiğince bir arada. En büyük örneği yine bizler…

***

Hayatımda yemek yapmaktan keyif almamı sağlayan, ilk defa yapmaya çalıştığım yemekler için bana cesaret veren, en mutsuz ve yorgun anımda bile yanımda olarak pozitif enerji sağlayan, alışveriş yaparken dahi kahkaha atmamı sağlayan, bulaşık yıkamak için “ben yıkarım” diyerek birbirimizi kovaladığımız ve benim için neşe kaynağı olan insanlara teşekkür etmek lazım. Onlarla beraberken zaman bir anda su olup yok oluyor. Film izlemenin, sohbet etmenin, sıkıntı dolu her şeyi geride bırakmanın en basite indirgenmiş yollarını keşfettik beraber. Çamaşır yıkamak bile bambaşka bir haz oldu bazen. Anlamsız gelebilir ama bir arada olmanın yarattığı sinerji böyle.

Bu kadar kısa süre içerisinde başka bir yerde karşılaşsak da böyle yoğun bir paylaşımda bulunamazdık herhalde. Lanet ettiğimiz, sayıp bitsin diye uğraştığımız günlerde birbirimizin yanında olmasak ne yapardık ki? İnsanın en yakınım dediği insanlardan bile yakın oldunuz… Bu garip heyecan, bu huzur veren görüşmeler birer tesadüfe mi bağlı acaba? Eğer bütün bunlar birer tesadüfse ve bizim Amerika’da tanışmamız gerekiyorduysa iyi ki gelmişim diyorum buralara. Türkiye’ye döndüğümde yanımda olur diyebileceğim sizleri tanımaktan öyle mutluyum ki! İyi ki varsınız, iyi ki tanıştık!

Her anın insan hayatına kattığı eksilerin yanında sanırım artıları terazinin aşağıya çeken kısmında…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here