İzmirliler İzmir’i Eleştiremiyorlar

1
63

Büyükşehirlerin peşi sıra ulaşıma, suya ve verdikleri hizmetlere zam yapmaları, parti ayrımı olmadan sosyal belediyecilikle ne denli çeliştiklerinin birer göstergesi. Kaldı ki birçok konuda partileri ve ideolojik duruşları sebebiyle ayrı düşen bu belediyeler, işleri zam yapmaya gelince birbirlerinden beslenerek açıklamalar yapmayı tercih ediyorlar.

izmir

İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri geçtiğimiz Aralık ayında ardı ardına ulaşım zamlarına imza attılar. Daha önceki uygulamalardaki gibi zammı yapan herhangi bir belediyenin ardından diğer belediyeler de harekete geçerek kendi yapacakları zammı makul gerekçelerin ardına saklama yoluna gittiler.

Bu yılın zam tufanında en son zammı Ankara Büyükşehir Belediyesi yaptı. Daha önce gelen yargı kararlarıyla vatandaşla dalga geçercesine zamlı tarifeyi 1 kuruş indirerek hukuki prosedürü yerine getirten Melih Gökçek yine Ankaralıların tepkisini çekti.

Halkevleri üyesi gençlerin belediye otobüslerinin kalkış yaptığı duraklardan birine sabahın erken saatlerinde gelerek, otobüslere binen vatandaşları ücret ödemeden geçiş yapmak üzere slogan atarak protestoya davet etmeleri belediye otobüslerini kullanan şoförlerin tepkisini çekmişti. Benzer “ücret ödemeden geçiş yapma” protestoları Ankara Metrosu ile İstanbul’da metrobüs durakları ve metro istasyonlarında da gerçekleşti. Her ne kadar demokratik bir hak olarak görerek, sesini duyurma yöntemini bu biçimde seçen eylemciler kendilerini haklı görmeye devam etseler de ücretsiz geçiş yapmanın demokrasi ile bağdaşacak bir yanı maalesef yok. Ancak Hükümeti temsil eden bir siyasi partinin belediye başkanları tarafından yönetilen Ankara ve İstanbul’da ulaşım zamlarına bu kadar yaygın protestolar gelirken Türkiye’nin üçüncü büyük kenti İzmir’den ses çıkmaması doğal olarak karşılanmamalı. İzmir’de her şey güllük gülistanlık ve herkes her şeyden memnun mu acaba? İzmirliler kendi aralarında konuşmayı seslerini yükseltmeye tercih ediyorlar anlaşılan.

Pakize Suda’nın İzmiri!

Geçtiğimiz gün Habertürk TV’de İzmirli Pakize Suda’nın “Türkiye Konuşuyor” adlı programını izliyordum. Pakize Suda birçok şehri dolaştıktan sonra İzmir’e gelmişti. Hüseyin Çelik’in İzmir ile ilgili sözlerini sokakta yürüyerek vatandaşlara soruyor, sözlerle ilgili düşünceleri dile getirmelerini istiyordu. Kendini gazeteci olarak isimlendiren Pakize Suda her vatandaşa Hüseyin Çelik’in sözlerini aktarırken “Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik İzmir için paslı, kirli ifadelerini kullandı” şeklinde soru cümleleri ile sorularını soruyordu. Bildiğiniz üzere Hüseyin Çelik Milli Eğitim Bakanlığı görevinden alındıktan sonra kabineye bir daha girmedi. Pakize Suda’nın Hüseyin Çelik’i Başbakan Yardımcısı olarak düşünüyor olmasının garipliğinin yanında kendini İzmirli olarak aktaranların “İzmir’de birçok sorun var ama biz her şeyden memnunuz bize dokunmasınlar, söz de söylemesinler” tavırlarını içeren açıklamaları da bir İzmirli olarak beni çok tatmin etmedi açıkçası. İzmirlilerin kendi içinde onca sorunu nesnel biçimde gördüğünü ancak iş konuşmaya gelince İzmirliliğe sığınmak adına şehrimiz çok güzeldirden öteye gidemediğini bir kez daha görmüş oldum. Milliyetçilik yapmaktan öte gözleri açıp ne olup ne bittiğini düzgün bir biçimde görüp, ifade etme taraftarıyım. Bu bahsettiğim özellik yalnız İzmirlilere ait değil, birçok şehir ya da ilçede yaşayan kişilerde de sıkça görülüyor.

Vatandaşlık görevi olarak vatandaş aleyhine gerçekleşen gelişmelerde birlik olmayı ve sesimizi yükseltmeyi başarırsak eğer demokratik sistemde belki bir adım ileri gidebiliriz.

 

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here