Kapanmayan gözlerle gelmeyen sabah

0
106

En eski semtlerden birinin sahile uzanan sokaklarından içeriye doğru yürüyüş başlıyor. Buram buram deniz kokusunun yerini rutubet alıyor bir anda.

Yan yana sıralanmış en yenisi 30 yıllık binaların balkonlarından gelen çatal kaşık sesleri sokakta ilginç bir tını yaratırken, mahallelinin beslediği kedi ve köpekler hiçbir insanın geçemeyeceği genişlikteki kaldırımda uzanmakla meşgul. Gecenin geç bir saati olmasına rağmen balkonlardaki yeme içme keyfi bitmiyor.

Üzerinde türlü kuş pisliğinin katman yarattığı ve ne zaman terk edildiği belli olmayan kırmızı Opel Astra’nın yanından usulca yürürken, hiç bitmeyecek bir gecenin yaklaştığı öngörüsü henüz belirmiyor zihinde.

Alkol satışının yasak olduğu saat diliminde olunmasına rağmen polislerle arayı iyi tuttuğu ifade edilen tekel, sorgulayıcı bakışları altında alkol satışını gerçekleştiriyor gece karanlığında.

gece goruntusu

Yılların üzerindeki deformasyonuna rağmen her yeni yöneticinin yeniliğiyle birer parça modernlik katılan rutubetli apartman kendine özgü kokusuyla karşılıyor konukları. Sensörlü ışıklar nedeniyle uzun zamandır dokunulmayan otomatik düğmelerinin etrafı hafif siyah izle sırıtırken, gri taşlı merdivenler dördüncü kata uzanacak yürüyüşe rehberlik ediyor.

Ne olur, ne biter, ne yaşanır sorularıyla evde biten yürüyüş, “30 yıldır bu evde oturuyoruz” giriş cümlesiyle bir kez daha düşündürüyor. Zira evdeki koyu renkli mobilyalar yaşanmışlığı gösterirken duvar boyasının koyuluğu ya da üzerindeki yaşanmışlık lekeleri insanı boğacak kadar sıkıyor.

Özenle serilmiş örtüler, yüzleri yeni değiştirilmiş koltukları herhangi bir yemek ya da sıvı dökülmesine karşı koruma işlevini görüyor. Çok canlı sayılmayacak beyaz ışık içeride gizli bir hava yaratırken, lekeli duvardaki klima çağdaş dünyaya görece göz kırpıyor.

Türlü türlü kumanda ile yönetilen uyduya bağlı ince ekran televizyon evdeki 30 yıllık yaşantının en genç anını temsil ederken, eve zaman zaman gelen küçük yeğenin bozduğu kanal ayarları evin büyüklerinin en büyük dert konuşmasının temelini oluşturuyor.

Tüm bu kasvet ve iç bunaltıcı ortamın ışığında su içmek için gidilen gidilen mutfaktan geçilen balkon ise balkonları iç ortama dönüştürme vazifesini kendine iş edinmiş bir evkadınının izlerini taşıyor.

Özenle serilmiş kilimler ve sağa sola gelişigüzel terkedilmiş tabureler balkonu oturma odası kıvamına getirirken, dört bir yanı saran panjurlar dış dünya ile balkonun bağlarını kökten koparmış.

Türlü müzik kanalları üzerinden ilerletilmeye çalışılan sohbet üzerindeki olumsuz hava biraların etkisiyle biraz olsun aşıldıktan sonra iletişim, zorlayıcı bir model üzerinden taşınıyor iç odalara…

İlkokul temalı plastik çerçeve içindeki fotoğrafa bakılarak bırakılıyor çamaşırlar…

Yeni bir işgününe merhaba demek için kapanmaya hazırlanan gözler, her yaklaşma hareketiyle fırlayacakmış gibi açılıyor, sabahı zor ediyor bedenler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here