Kestane şekeri-kavun

0
167

Uzunca süren birbirine katlanma durumlarının sonunda dönüş yolundayız. İş için bir araya gelen bir ekibin geceli gündüzlü her an yan yana olmasının sıkıntıları oluyor ister istemez. Süreci sıkıntısız atlatmak, evde akşam yemeğine yetişme fikri dönüyor hepimizin zihninde.

Hava durumunun belirsizliği aracın içinde zor anlar yaşatıyor bizlere. Biraz cam açıp hava alalım diyoruz üşüyoruz, camı kapatınca ise içerde terleme hallerindeyiz.

Hükümetin en büyük icraatı, her meydanda her sohbette sıkça dillendirilen duble yollar üzerinde kayıyor arabamız. Direksiyonda olmak sıkıcı olsa da çalan müziğe kaptırıp bir an önce geçecek diye düşünüyorum, asfaltın üzerinden önüme bakarken.

Yolculuk sırasında acıkmalar, atıştırmalık fikirler de seslendiriliyor araç içinde. Her ne kadar bir an önce evlerimizde olalım desek de düşünecek çok zaman olunca engelleyemiyoruz kendimizi.

kestane sekeri

Kestane şekeri

Yol boyunca birbiri ardına gelen ışıklı, albenili, büyük yazılara gözümüz çarpıyor. “Kestane şekeri 10 TL” anonsları ile iyi markalı ürünleri satma telaşında olan dükkanlar insanları cezbediyor.

Bir, iki derken durma kararını veriyoruz. Ne de olsa akşama evde olacağız, yanımızda bir şeyler götürelim.

Bir benzin istasyonunun yamacında modern çizgilerle dizayn edilmiş dükkana hızlı bir giriş yapıp hemen tezgah üstündeki tadımlık ikramlara yoğunlaşıyoruz. Farkında olmadan karınlar acıkmış. Özellikle çikolatalı kestane çeşitleri dikkat çekiyor, talep görüyor.

Dışarıdaki ve yol boyunca dikkatimizi çeken kilogramı 10 TL olan çeşidin hangisi olduğunu soruyorum. “Bizde öyle bir çeşit yok” diyor görevli. Kısa bir algı sorununun ardından yol boyunca gördüğümüz, az önce de kapı önünde rast geldiğimiz yazıyı hatırlatıyorum. Görevli kapı önündeki yazının benzin istasyonuna ait olduğunu vurgulayarak, istemeye istemeye tezgah altından bir çeşit çıkartıyor.

“Bu 10 TL olan” diyor “ancak kırık kestane ve kalitesiz malzeme içeriyor” sözlerini ekleyerek.

Yol boyunca gördüğümüz rakamın da bir çeşit müşteri çekme yöntemi olduğunu sinsi sinsi gülerek izah ediyor. Ben kuruldukça kuruluyorum tabi.

Çok canımızı sıkmadan az da olsa kestane şekeri alıp yolumuza devam ediyoruz.

Araba içinde konuşulacak bir konu çıktığından mıdır nedir, tabela dükkan uyumsuzluğundan girip insanların birbirlerini nasıl kandırdığından çıkıyoruz. Bayağı da kilometre yapıyoruz bu sohbet sırasında…

kavun

Kavun

Kestane şekerinden darbeyi yiyen üçlü ekip olarak eve yetişme telaşımıza ara verip duble yolun iki yanında sıralanan kavunculara göz atmaya karar veriyoruz. Zira bulunduğumuz konumdan geriye yaklaşık 5 kilometrelik mesafede onlarca kavuncu ve kavuncuların her birinde “kavun 1 TL” yazıyor.

Akşam yemeğinden sonra tanesi 1’er TL’den alınan kavunları kesip kesip yeriz diye ses ederken, mıcırın içinde yürüyüp satıcıyla yüz yüze geliyoruz.

Çok vakit kaybetmeden 1’er TL’lik kavunlardan 5 tane istediğimi söylüyorum. Satıcı tezgahın altında gözden uzaklaştırılan üstü delik deşik, bozulmaya yüz tutmuş kavunları göstererek “bunların tanesi 1 TL” diyor. Tezgahın üstündeki güzeller kaça diye soruyorum, “onların kilosu 2 TL” diye cevap veriyor.

Çok kısa bir pazarlığın ardından kavun almayacağımızı anlayıp sinir küpü bir biçimde arabaya biniyoruz. Kalan 2 saatlik mesafede özellikle yolculuk yapan insanları, müthiş zekalarıyla “yolunacak bir cins” olarak değerlendiren yurdum insanını tartışıyoruz fütursuzca.

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikAmsterdam Sokakları
Sonraki İçerikDeri koltuktaki yalnızlık
Gözlem yapmayı, izlemeyi, yeni yerler keşfetmeyi, şehirlerde insanların içine karışmayı seven biri. Eğitimli muhabir. Gördüklerini, hissettiklerini, deneyimlediklerini yazmaktan keyif alıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here