Kız isteme ritüeli

0
124

Heyecan dorukta. Kuzenimi istemeye gelecekler. Ömrümüz boyunca sayısız Türk filmi ve dizisinde yer alan kız isteme sahnelerinin canlısı ekranlarda gösterilen gibi olur mu olmaz mı derken birazdan kuzenimi istemeye gelecekler şaka maka.

13 senelik birlikteliğin aileler çapında resmileşmesi için böyle bir düzene ihtiyaç var. Ne de olsa aileler çocukları için en iyilerini isterler ve toplumsal talepler, beklentiler tarihi geçmişten geldiği gibi karşılanmalı, gerçekleştirilmelidir.

Evin içerisinde başından beri olduğu belli olan gergin havaya rağmen herkes az ya da çok mutlu olduğunu belli ediyor bir şekilde. Mutfakta hazırlıklar sürüyor. Konuklara ikram edilecek yiyecek, içecek ve türlü aperatiflerin hangi sıra ile sunulacağı belli edilmiş. Takım takım çay bardağı, su bardağı, kahve fincanı, tabak, çanak serilmiş ortaya. Salondaki koltuk kapasitesinin yeterliliği düşündürüyor. Geleceklerin sayısının net olarak bilinmemesi son dakika hamleleri gerektirebilir. Her türlü ihtimal, aksilik ve sürpriz olarak değerlendirilebilecek durumlara karşı hazır konumdayız.

Uzun yıllardır beraber olan ve kafalarında anlaşma, sevgi ve birliktelik namına her türlü ayrıntıyı rayına oturtan çiftimizin resmiyet ve gelenek bağlamındaki bu isteme töreninin hemen akabinde nişan yüzüklerini de takmaları bekleniyor. Nişan yüzüklerinin servis edileceği gümüş tepsinin üst dekorasyonu uzun uğraş ve görüş bildirimlerinden sonra tayin ediliyor. Sarı yaldızlı minik melek motifleri ile bezeli kırmızı kurdelelere düğüm düğüm düğümlenmiş iki adet yüzük ve birkaç beyaz çiçek tepsi üzerine yerleştiriliyor.

Kız tarafı hazır ve nazır beklemeye koyuluyoruz. Salon, mutfak ve ince ayrıntıların hazırlandığı odalar arasında ateşli geçişler devam ediyor. Herkes her şeyin mükemmel olması yönünde çabalarını sürdürüyor. Kayınvalidemiz Belgin Hanım’ın talimatları doğrultusunda herkes görev yerinde. Hızlı ve hareketli koşuşturma arasında gözlemlerimi sürdürmeye devam ediyorum.

198158_145367362194909_1970507_n

Kapı çalıyor. Erkek tarafı, kız evine adımını atıyor. Heyecanın ve gerilimin yükseldiği bu dakikalarda konuklar salona alınıyor ve kaynaşma zamanı başlıyor. Aile büyüklerinin nasihat verici, telkin dolu geçmişe dönüş içeren söylemleri dikkatle dinleniyor. “Evlilik zor zanaat sıkılmamalı”, “pes etmemeli”, “zorluklara beraber katlanılmalı”. 13 senesini beraber geçiren iki kişiye evlilik için ipuçları yağıyor. İyi yemek yaparım diyen erkeğe, “sakın ha yemeği hep sen yapma beraber yapın” deniliyor. Ara ara kahkahalı geçişler. Kahkaha dozuyla beraber hararetli yeni telkin arayışları…

“Kızımızı üzme, iyi olun, mutlu olun, şöyle yapın, böyle olun”. Laf nasıl olup bir anda bağlanıyor. Tuzlu, isotlu, karabiberli kahveyi yudum yudum terler içinde içerken Çetin Bey; “kızımız tanımış, kararı kendi verecek, annesinin, abisinin şunun bunun da onayıyla kısmet diyelim” deniliyor. Hurra, alkışlar! Tepsi içeri giriyor birden kurdele kesilmeden önce telkin dolu nasihatli sözlere devam ediliyor. Çiftimizin kurdeleleri kesildikten sonra kısmet ihtiyacı olanlara minik parçalar halinde dağıtılıyor kurdeleden artakalanlar. Ne kadar küçük parça alınıp yutulursa o kadar yakın vadede bir kısmet gelecek demekmiş. Burçak, “zararı olmaz dimi yutarsam” diyerek kurdele ve kısmet bağıntısını sağlıkla bütünleştirerek şeytana uyup yutuyor bir çırpıda kurdeleyi. Evlatlarına, eşlerine dostlarına kısmet talep edenler kapışıyor kurdele parçalarını. İnanmazsınız cebime beş farklı boyutta kurdele parçası giriyor. Ne ara aldım kim uzattı, ne amaçla bendeler bilmiyorum.

Pasta kesiliyor, çikolatalar, tatlılar, içecekler servis ediliyor. Yemek anlamında çatlamak üzere herkes. Türlü türlü yiyeceğe kimse dokunamıyor şişkinlikten.

İçecek, yiyecek töreninin ardından sehpalarla işgal edilmiş salon biraz ferahlayınca fotoğraf törenine geçiliyor hızlıca. Erkek tarafı, kız tarafı, kuzenler, yengeler, arkadaşlar derken grup grup bölge bölge fotoğraflanıyoruz.

Gülümsemeli oturuşların ardından erkek tarafı bize müsaade diyor sessizce. Herkes öpüşüp koklaşıp erkek tarafını uğurluyor. Biz bize kalıyoruz. Derin bir nefes alıp her şeyin sorunsuz, neşe ve huzur içerisinde, usulüne uygun, büyüklerin mutlu biçimde ağırlandığı ve beklentilerin karşılandığı bir biçimde noktalanmış olmasının şerefine gülümsüyoruz bu kez.

Son yudumumuzu alırken içeceğimizden, oh diyoruz bir daha. Başak ve Çetin’e mutluluklar nice güzel günlerde… Neler görmedik ki bizler bugünleri anar anar güleriz yine…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here