O şarkı

0
52

Yıllar sonra büyük bir tesadüfle kulağa çalınan şarkıda gizli her ayrıntı.

Müziğin yanında zihinlere işlenen anıları bir kez daha canlandırmak için büyük bir fırsat.

Daha çok yalnızlığın satırlarına işlenmiş duygular. Kalabalıkta kendiyle konuşamıyor insan, ancak yalnız kaldığında itiraf ediyor içinde biriktirdiklerini.

Tüyleri diken diken eden, gözlerin içini güldürüp yaş getiren, serinleten bir ferahlık hissi uyandıran duyguların cazibesiyle çok daha güzel yaşam.

Her yeni güne, yeni bir sebeple uyandırmasa da tek ve güçlü bir sebebi olmalı insanın.

Bakmaya doyamadığı, sözler içerisinde kaybolduğu anların hesabını yapmaya fırsat dahi bırakmamalı yaşananlar…

Nota

90’lardan uzanan bir şarkı kadar masum, gecenin karanlığında dikkatli adımlarla yürünen kaldırıma sığma telaşındaki heyecan kadar çocukça…

Ani bir tepkinin kontrolsüzlüğünün şaşkınlığıyla, bütüne sahip olmanın özlemi kadar zıt eksenli duygular…

Sonu olmayan hislerin yaşattığı acının farkına varmadan, yolun götürdüğü noktaya koşma isteğinin aldırmamacasında yine o eski günlere dönmeme çabası, bir yerlerden kendini gösteriyor.

Nemli bir bankın üstünden, içselleştirilen aynı mekanlara giden yolda paylaşılan kısıtlı zamanın doluluğu gibi bir şey.

Yol bitmesin diye arabayı yavaş sürmek, dikkatli araç kullanıyor izlenimi vermek kadar oyuncu olmak.

Tüm söylenen ve söyleneceklere inat rotayı bozmadan finale yaklaşmak biraz.

Kendi sorup, kendi cevaplayıp öyle bakıp dinlemek bazen.

Farkı fark edebilenlere güzel hayat. Fark edilmek güzel, fark ettirme çabası ondan daha…

Nice heyecanlandıran, heyecanlandırmayı başarabilen, fark yaratıp kendi kimliğini ortaya koyabilenlere gelsin o şarkı!

PAYLAŞ
Önceki İçerikÖteleme hayatı
Sonraki İçerikFazla

Gözlem yapmayı, izlemeyi, yeni yerler keşfetmeyi, şehirlerde insanların içine karışmayı seven biri. Eğitimli muhabir. Gördüklerini, hissettiklerini, deneyimlediklerini yazmaktan keyif alıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here