Rengi Değil Adı Beyaz Kule

0
268

Sokakları doğal bir arkeoloji sitesini andıran Selanik’te sıcağa rağmen inatla yürüyoruz. Bir şehri tanımanın yürümekle mümkün olduğunu, insanını ve kültürünü hissetmenin sokak etkileşimi ile gerçekleşeceği inancını taşıyoruz.

Ege’nin güleryüzlü insanlarıyla dolup taşan cadde ve sokaklar, insanı daha çok gezmeye motive ederken, tarihin ve düzenli yerleşim yapısı her solukta bizi kendi ülkemizdeymiş hissini yaşatıyor.

Beyaz Kule (4)

Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ve bugün Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ile müze olarak kullanılan evden sahile doğru ilerledikçe hafif eğim rotamızı çiziyor. Günümüz yol seviyesinin metrelerce altında kalan arkeolojik alanları çevreleyen Yunanlar, tarihi geçmiş dokusuyla kenti bütünleştirmeyi başarmış. Sıra sıra dizilen dükkanlar arasında yürüyen herkes alışverişini sürdürürken göz ucuyla koruma altındaki arkeolojik kalıntılara da bakıyor.

Beyaz Kule (5)

Kamara

Selanik’te kentin en önemli buluşma noktalarından biri olan Kamara (Galerius Kemeri), Roma İmparatorluğu’nun dört büyük liderinden ve Balkan Yarımadası’nın yöneticisi Sezar Galerious’u onurlandırmak için yapılmış. Sezar Galerious 299 yılında kenti, bölgenin başkenti haline getirdiği için Selanik tarihinde önemli bir yere sahip.

Roma İmparatorluğu’nun Büyük Galerious Sarayı’nın bir parçası olarak inşa edilen kemer Via Regina’nın kral dairesi ile Rotonda arasında dikey bir şekilde bağlantı vazifesi görüyormuş.

Günümüzde bir bölümü hala ayakta olan Kamara’nın iki paralel duvarından biri tamamen yok olurken, batı duvarının üçte ikisi ise kentin orta yerinde duruyor.

20140729_122643

Kemerin hala ayakta olan duvarlarında bulunan mermer oyma yazıtlarda Galerious’un Perslere karşı kazandığı zaferler tasvir edilmiş.

Arkamıza Rotonda ve ihtişamlı kemeri alarak yönümüzü bir kez daha sahile, deniz kıyısına çeviriyoruz. Bugün Selanik’in simgelerinden olan Beyaz Kule’ye yaklaşıyoruz.

Beyaz Kule (1)

Bir grup arkeologun sürdürdüğü kazı çalışmalarını izleyerek ilerlediğimiz yolda Selanik logolu ve simgeli ürünlerin satıldığı hediyelik eşya dükkanlarına da göz gezdiriyoruz.

Tıpkı Türkiye’deki gibi sokak ortasında ucuz açık parfümleri denettirmeye çalışan ısrarcı satıcıları atlattıktan sonra Selanik’in kordonundan Beyaz Kule’ye uzanıyoruz.

Beyaz Kule

Yunanların Lefkos Pirgos dediği Beyaz Kule Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılmış. Mimarının Mimar Sinan olduğuna dair bazı iddialar olsa da kesin bir bilgiye ulaşılamamış bu konuda. Osmanlı Devleti döneminde kale, garnizon ve hapishane olarak kullanılan Beyaz Kule’ye bugün hala Beyaz Kule denilmesinin hikayesi oldukça ilginç.

Beyaz-Kule-Selanik

1912 yılında Balkan Savaşları’nın sonucu olarak Selanik şehri Osmanlı’dan Yunanistan’a geçince kule sembolik bir vaftiz töreni ile beyaza boyanmış. Yıllarca bembeyaz rengiyle dikkat çeken kulenin ismi o günden günümüze Beyaz Kule olarak kalmış. Yıllar içerisinde oluşan deformasyon kuleyi eski orijinal rengine döndürmesine rağmen isim hala o sembolik yıllara bir gönderme yapıyor.

Evliya Çelebi, deniz kenarındaki Kale-i Esed veya Kalamarya Kulesi’nin Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa edildiğini, içinde 40 ev, 3 sarnıç, buğday ambarları bulunduğunu bildirip, toplarının ancak Çanakkale’de ve Rodos’ta olanlarla mukayese edilebileceğini yazmış. Bunlar karşıda 8 mil mesafeyi dövebilirmiş. Kulenin 50 arşın (38 m.) boyunda, 5 adım (3 – 3,5 m.) eninde duvarları varmış. Evliya’nın anlattığı bu kulenin etrafı surları ve teferruatı bugün maalesef yok.

Yunan bayrağının dalgalandığı ve deniz kıyısında güneşten kaçanların etraftaki çimlere yayılarak serinlemeye çalıştığı Beyaz Kule denizden gelebilecek tehlikelere karşın sigorta gibi dimdik ayakta duruyor.

Kent dokusunun bozulması ve modern binaların set yaptığı sahil şeridinde yalnızlaşan kulenin dibinde dinleniyoruz bizler de.

En son restorasyonunu 1985 yılında gören kule kentin 1988 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girmesinde de önemli bir rol oynamış. Günümüzde müze işlevi ile kullanılan kule kalıcı sergisiyle pazartesi hariç her gün ziyarete açık.

Kısa zamanda planlı bir yürüyüşle Selanik’i gezmenin keyfiyle yemeğe doğru yol alırken, rotamızdaki bir kente daha çizik atıyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here