Roma’da Gezilecek En İyi 20 Yer

0
279
malta

İtalya‘nın başkenti Roma, dünyanın en fazla ziyaretçi ağırlayan kentlerinden. Zengin tarihi ve kültürel geçmişi, geçmişten günümüze korunarak ulaşan sembol yapılar, hareketli meydan ve sokaklar, İtalyan mutfağının temsilcisi restoran ve kafeler, leziz Roma dondurması satan pastaneler Roma denildiğinde akla ilk gelen şeyler arasında.

Roma’yı ziyaret etmeyi düşünenler için bu şehirde mutlaka gezilmesi ve görülmesi gereken yerleri kategorize etmek çok zor. İnsanlık tarihine yön veren birçok olayın yaşandığı Roma, tüm bu önemli olayların izlerini taşıyan sembol yapılarıyla birkaç güne sığdırılamayacak kadar büyük bir kent. Roma’ya gelmişken olmazsa olmazlardan oluşan bir liste üzerinden ilerlemek kısa sürede daha çok yeri görmenize yardımcı olabilir.

İtalya’nın Başkenti Roma’da Gezilecek Yerler

1. Kolezyum

Dünyanın en tanınmış mimari yapılarından biri olan Colosseum yılda 4 milyondan fazla turist çekiyor. Kamusal gösterilerin yanı sıra gladyatör savaşları için de kullanılan 2 bin yıllık yapı, şimdiye kadar yapılmış en büyük amfi tiyatro olarak kabul ediliyor. MS 72-80’de Flavian Hanedanlığı Dönemi’nde inşa edilen yapı, Flavian Amfi Tiyatrosu olarak da biliniyor.

2. Roma Forumu

Roma Forumu, geçmişte Roma kentinin en yoğun odak noktasıyken günümüzde o yılların kalıntıları ve parçalarının görülebildiği tarihi bir merkez. Roma Forumu sadece yoğun bir alışveriş noktası değil, şehirdeki dinsel ve kamusal yaşamın da merkeziydi. Tapınakları, hükümet binalarını ve ticari işletmelerin sıralandığı Roma Forumu’nun gelişimi MÖ 7. yüzyılda başlamış ve Romulus’un Alman kabileleri tarafından devrildiği MS 476’da Roma’nın yıkılmasından sonra terk edilmiş.

malta

3. Aziz Petrus Bazilikası

Hristiyan inancının en kutsal yerlerinden Vatikan’daki St. Peter Papalık Bazilikası, Aziz Petrus Bazilikası adıyla anılıyor. Rönesans mimarisinin en büyük örneklerinden ve dünyadaki en büyük kiliselerden birisi olan Aziz Petrus Bazilikası ismini, İsa Mesih’in 12 Havarisinden biri olan ve ilk Papa unvanını taşıyan Aziz Petrus’tan alıyor. Bazilika aynı zamanda Aziz Peter’in mezarının bulunduğu bir yapı olması nedeniyle büyük öneme sahip. Aziz Peter Bazilikası, 16. yüzyılda Michelangelo tarafından tasarlanan muazzam kubbesiyle tanınıyor.

4. Vatikan Müzeleri

Vatikan Müzeleri dünyadaki en önemli klasik heykellerden ve Rönesans sanat eserlerinden bazılarını içeriyor. Müzeler, yüzyıllar boyunca Papalar tarafından toplanan yaklaşık 70 bin sanat eserine sahip. Bu eserler arasında Michelangelo’nun Sistine Şapeli, Raphael Odaları (Atina Okulu’nu içeren) ve Harita Odası ilgi görüyor.

5. Castel Sant’Angelo

Tiber Nehri’nin kıyısına kurulan bu silindirik kale, MS 2. yüzyılda Roma İmparatoru Hadrian tarafından kendisi ve ailesi için bir türbe olarak inşa edilmiş. Vatikan’a olan yakınlığından dolayı mezar daha sonra papalar tarafından kale olarak kullanılmış. Ayrıca Vatikan’a bağlanan gizli bir koridor da bulunuyor ve iki papa bu koridoru 15. ve 16. yüzyıllarda kaçış yolu olarak kullanmış. Bugün yapı, Aziz Petrus Bazilikası’nın muhteşem manzarasını sunan bir müze olarak kullanılıyor.

6. Panteon

Roma’nın en iyi korunan antik yapısı olan Pantheon aslen putperest tanrılara adanmış bir Roma tapınağıydı. “Pantheon” kelimesi aslında “Tüm Tanrıları Onurlandır” anlamına geliyor. Pantheon’un tam yaşı bilinmiyor, ancak yaklaşık 2 bin yaşında olduğu tahmin ediliyor. 7. yüzyıldan beri kilise olarak kullanılıyor.

7. Trevi Çeşmesi

Etkileyici Trevi Çeşmesi, Barok tasarımının en güzel örneklerinden ve dünyadaki en ünlü çeşmelerden biri. 18. yüzyılda mimar Nicola Salvi tarafından, kırsal alanlardan şehre su aktaran üç yolun kavşağında bulunması amacıyla tasarlanmış. Kolezyum gibi Trevi Çeşmesi de esas olarak beyaz Traverten taşından yapılmış. Türkiye’de daha çok Aşk Çeşmesi adıyla bilinen bu çeşmenin havuzuna sırtını dönerek dilek dileyenler dileklerinin kabul olması için madeni para atıyor.

8. İspanyol Merdivenleri

Barok Roma mimarisinin mükemmel bir örneği olan İspanyol Merdivenleri, Piazza di Spagna ile Piazza Trinità dei Monti’yi birbirine bağlıyor. 138 basamaktan oluşan merdivenler, Fransız Trinità dei Monti Kilisesi’ni aşağıdaki İspanyol Meydanı’na bağlamak isteyen Fransız bir diplomat tarafından finanse edilmiş. Kalabalık bir ticaret merkezinde yer alan merdivenler ve yüzyıllar boyunca sanatçıların ilgisini çekmiş.

9. Circo Massimo

Circus Maximus, 6. yüzyılda yapılan at arabası yarışları için kullanılan eski bir stadyum. Kolezyum gibi oyunlar ve gladyatör dövüşleri için de kullanılan stadyum, geçmişte kentin en önemli kamusal alanlarından birisiymiş. Stratejik olarak Palatine ve Aventine tepelerinin altında bulunan yapı ve bugün büyük konserler ve etkinlikler için kullanılıyor.

10. Terme di Caracalla

Yüzlerce hamam yapısıyla tanınan Antik Roma kentinden günümüze ulaşan Terme di Caracalla, antik Roma hamamlarının en etkileyici kalıntılardan. Antik Roma kentinde hamamlar MS 3. yüzyılda inşa edilmeye başlamış ve başlangıçta 25 hektarı kapsayan 62 büyük kent hamamı bulunuyormuş. Bugün, Roma Operası yaz operalarını ve balelerini kalıntılar içinde sunuyor.

11. Galleria Borghese

Vatikan Müzeleri’nden sonra, Galleria Borghese şehirdeki en ünlü sanat koleksiyonuna sahip. Galeri, Kardinal Scipione Borghese’nin etkileyici sanat eserlerini barındırıyor. Villa Borghese Parkı’nın içinde yer alan galeride mutlaka görmeniz gereken eserler arasında Canova ve Bernini’nin heykelleri, Caravaggio’nun resimleri ve Titian’ın eserleri yer alıyor.

12. Piazza Venezia

Roma’nın kalbinde yer alan Piazza Venezia, 19. ve 20. yüzyıllar boyunca inşa edilen, kentin en ünlü meydanı. Birleşik bir İtalya hedefi ile hareket eden ilk kral olan Vittorio Emanuele II’yi onurlandırmaya adanmış devasa Altare della Patria Anıtı’nın da yer aldığı meydanda Palazzo Venezia Sarayı da bulunuyor.

13. Bocca della Verità

Bocca della Verita (Gerçeğin Ağzı) mermer kabartması, Santa Maria’da, Circo Massimo ve Tiber Nehri arasındaki Cosmedin Kilisesi’nin cephesinde bulunuyor. Deniz tanrısı Oceanus’u betimleyen mermer kabartma, “yalancıların elini ısırması” ile ünlü. Gerçeğin Ağzı mermer kabartması, 1953 yılında çekilen sinema klasiklerinden Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in oynadığı Roma Tatili filmi ile öne çıkmıştı.

14. Ara Pacis

Ara Pacis, Roma barış tanrıçası Pax’a adanmış 2 bin yıllık bir “Barış Sunağı.” Roma İmparatoru Augustus’un üç yılını Hispania (İspanya) ve Gaul’da (kıtanın çoğunu kapsayan büyük bir bölge) geçirdikten sonra şehre dönüşünü onurlandırmak amacıyla yapılmış. Bugün anıt, Amerikalı mimar Richard Meier tarafından tasarlanan çağdaş bir cam yapı olan Ara Pacis Müzesi’nde yer alıyor.

15. Appian Yolu

Appia veya Appian Yolu Antik Roma’daki en ünlü ve stratejik öneme sahip yollardan biri. İmparator Appius Claudius Caecus tarafından MÖ 312’de inşa edilen bu yol, Roma’yı Campania ve Güney İtalya’ya bağladığı ve özellikle askeri malzemelerin taşındığı bir güzergahta yer aldığından önem taşıyor. Ziyaretçiler, inanılmaz derecede iyi korunmuş olan yol üzerinde orijinal taşların üzerinde yürüyerek tarihi bir yürüyüş yapabilirler.

16. Villa Farnesina

Rönesans sanatının izlerini taşıyan Villa Farnesina, Trastevere’de bulunuyor ve Raphael’in en iyi fresklerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Papa’nın hazinedarı olan zengin bankacı Agostino Chigi için inşa edilen villa, trompe-l’il freskleri ve Cupid ve Psyche efsanesinin görkemli bir tasvirleri ile ünlü.

17. Capitoline Müzeleri

Capitoline Tepesi’nde bulunan Capitoline Müzeleri, dünyanın en eski müzesi olarak kabul ediliyor. Müzenin kayda geçen ilk koleksiyonu 15. yüzyılda Papa Sixtus IV tarafından toplanmaya başlandı. Müzedeki Sanat eserleri 1734 yılında, koleksiyonun daha geniş bir kitleye ulaşmasını isteyen Papa Clement XII tarafından kamuoyuna açıldı. Koleksiyonda pek çok antik heykel, bronz heykel ve büstler yer alıyor.

18. Piazza Navona

Antik Domitian Stadyumu bölgesinde inşa edilen Piazza Navona, stadyum şekline benzeyen muazzam bir meydan. Barok mimarisinin önemli bir örneği ve Gian Lorenzo Bernini’nin merkezdeki inanılmaz Dört Nehir Çeşmesi de dahil olmak üzere üç büyük çeşmesi var.

19. Campo de Fiori

Campo de Fiori kelimenin tam anlamıyla “çiçek tarlası” manasına geliyor, çünkü bu meydan Orta Çağ’da bir çayırmış. Bugün, günlük bir pazar yerine ev sahipliği yapan ve çok sayıda dükkan ve restorana sahip olan meydan Roma’nın en hareketli noktalarından. Meydan 15. yüzyılda geliştirilmeye başlamış ve birçok halka açık idam sahnesine şahit olmuş. Campo de Fiori’de idam edilmiş en önemli şahsiyetlerden biri, sapkınlık için canlı canlı yakılmış olan filozof Giordano Bruno’ydu.

20. Piazza del Popolo

Tridente Mahallesi’nin tepesinde bulunan Piazza del Popolo, iki ikiz kilise ve milattan önce 10. yüzyılda Roma’ya getirilen devasa bir Mısır dikilitaşı ile karakterize büyük bir neoklasik meydan. İçinde çok sayıda süslü çeşme var ve şehrin ana yollarından üçü, kalabalık Via del Corso da dahil olmak üzere meydandan ayrılıyor. Meydanda yukarıya baktığınızda Villa Borghese’nin meydana bakan Pincio terasını görebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here