Taksim’e eğlenmeye giderken

0
50

Bütün şehrin Taksim’e aktığı saatler yaklaşıyor.

Herkes duşlara koşmuş, güzel bir gecenin ilk adımı olan güzel kokmanın ve özgüven sağlamanın koşulu olan temizlik vazifesini yerine getiriyor.

Telefonlarla irtibat kurulan arkadaşlarla buluşma noktaları kestiriliyor. Kimileri grup grup gidecekken, bazıları naif prenses edalarıyla yapacakları taksi yolculuklarında yapayalnız olacaklar. Tıpkı cumartesi günleri dışında mahkum oldukları o yapayalnız hayatlarındaki gibi.

Taksiciler geceye hazır. İçeni, dağıtanı, birkaç güzel sözün ardından oltaya düşenleriyle hem gece öncesi, hem gece sonrası zorlu, para dolu, bazen sürprizlerin yaşandığı, enterasan bir gece olacak.

Bir nehrin sürüklediği tahta parçaları gibi yolu Taksim’de kesişen ve eğlenmeye gelen insan kalabalıkları İstiklal Caddesi önünde yüksek sesle sohbet ederken, kimi telefonuyla konuşarak buluşacağı kişiyi geç kaldığı için haşlıyor, kimi de çevreden geçen insanları tek tek izleyip “bu gece harika tipler var” tarzındaki yılışık cümleleriyle arkadaşlarını bayıyor. Geceye erken başlayıp içenler ise yalnız gördükleri kişilerle sohbet yaratma çabalarına girişerek anlaşılmaz iletişim örnekleri sergiliyor.

Islak hamburger satanlar, seyyar satıcılar, sadece tuvaleti kullanmak için burgercilere girenler, tın tın tramvay sesleri ile cıvıl cıvıl insanlar yine İstiklal’deler…

Arada bir geçen silindir kıvamındaki çevre temizlik aracı ise bomba konulur ihtimaline karşı bir tane bile çöp kutusu olmayan koskoca caddeyi temizliyor. Aracı gören ve elinde çöp taşıyan bireyler koşarak aracın geçtiği yere çöplerini bırakıyorlar usulca ancak bir o kadar telaşlı…

***

Aşk-ı Memnu’nun final bölümünü belki yüzüncü kez hıçkıra hıçkıra, aralarda ise kahkahalarla izleyen Ender, Sezgin ve Berke aniden gelen davetkar telefonla istişare yaparak karar verdikleri dışarı çıkma planları ile diziye veda ediyorlar. Sezgin yorgunluğu bahane ederek evde kalırken Ender uzun zamandır görmediği ve kendisine ziyarete gelen Berke’yi hızlıca hazırlanması yönünde uyarırken, gece yaşanacağını umduğu şeylerin heyecanı ile şarkılar söylüyor.

Büyükdere Caddesi’nden Taksim yönüne doğru ilerleyen takside gece öngörüleri hakkında şifreli konuşma çabaları taksicinin gözünden kaçmıyor.

Yeni başladığı işinde hiç beklemediği kadar çılgın bir ortamla karşılaşan Ender Berke’ye işyerinin terasında yaptıkları dumanlı eğlenceleri anlatırken Berke asıl konuya getiriyor sözü. Bu gece görüşülecek olan kişiler hakkında bilgi istiyor hızlı ve doyurucu biçimde. Anlatmaya başlıyor Ender:

– “Hani şu liseli kızların ilgiyle takip ettiği okul dizisi var ya orada oynuyordu. Birkaç sinema filminde de oynadı zaten. Görmüşsündür. Yanında uzun zamandır görüşmediğim arkadaş grubuyla olacak. Güzel bir şeyler olacağından eminim.”

DSC_0072

– “Hiç hatırlayamadım ben. Umarım güzel bir akşam olur. Tanıdığım birileri varsa o gruptan şimdiden söyle sonradan şaşırmak, şoke olmak istemiyorum ona göre!”

– “Yok diyorum, sadece rahat ol. Keyfine bak. Sıkıldığın bir an olursa çeker döneriz evimize…”

– “Sırtımda koskoca marka logosu var dikkat çekmem değil mi?”

– “İyice kastın kendini. Rahat ol bu club’ı çok beğeneceksin…”

Cumartesi gecesi eğlencesinin yavaş yavaş başladığı saatlerde ani bir telefonla Taksim’e koşan iki arkadaşın istişaresi, gecenin sonunun yıllar yıllar sonra anlatılacak ve yüzlerde gülümseme yaratacak bir tatlı anı olacağında hemfikirdi.

İçkiler içilecek, dans, müzik, yepyeni insanlar ve doyasıya rahatlıkla yepyeni yaşamlara kapılar aralanacaktı…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here