Ünlü biriyle seks yapmak!

0
97

Ünlüleri ünlü yapan nedir?

Öncelikle bizler… Bizlere sunan kitle iletişim araçları ve maddi olarak kitle iletişim araçları ile iletişim içerisinde olanlar. Parası daha fazla olanlar her zaman daha fazla göz önünde oluyorlar. Daha fazla gözümüze sokulanlar ise “ünlü” damgasıyla dillerimize dolanıyorlar.

Genellikle İstanbul’a özellikle de İstiklal Caddesi’ne gidildiğinde mutlaka bir dizi oyuncusu, bir şarkıcı ya da fi tarihinde ekranda görünmüş biriyle karşılaşılır. Karşılaşma anı saniyeler sürse de heyecanı tarif edilmezdir. Gözümüzde tanrısallaştırdığımız ünlülerde bizlerden biridir aslında…

Kekeleyerek, ağzımızın suyu akarak “merhaba” dediğimiz tiplerin o anki tavırları; sıcak ya da soğuk bir sözü ile kafamızda şekillendiririz. Ya o beklediğimiz ve hayalini kurduğumuz gibi biri olur ya da burnu havada biri olur ve değerini kendi kendine yok eder.

Hayatta tesadüflere fazlasıyla inanan biriyim. Herhangi bir zamanda neyin karşınıza çıkacağı hiç belli olmaz. Hiç ummadığınız bir olayın yansımalarıyla başka bir olaya bağlanarak kendinizi bir silsile içinde tanımlayabilirsiniz. Bu tanımlamaların sonunda başınız göğe doğru dönük, sarhoş bakışlarla etrafı inceleyebilirsiniz de…

Peki ya ünlülerin sosyal yaşantıları nasıldır?

Birbirlerine ev ziyaretlerine, oturmalara gidip dedikodu yaparlar mı? Birbirlerine nasıl hitap ederler, ünlünün ünlüden dostu olur mu?

Bu sorularda hep halk içinde sorulur, merak edilir.

Günlerden bir gün hayatımın tesadüflerinin en büyüklerinden birinin vesilesiyle “ünlülerden” birinin evine ziyaretçi oldum. Kapıda karşılayan kişinin o olduğunu anladığında tepki veremedim. Metalaştırma filan katiyen yoktu. Ama garip oldum dediğim gibi.

Yanındaydım beraberdik. Konuştuk. Daha doğrusu konuşmaya çalıştık. Ben kasıldıkça o sustu. O sustukça benim dilim bağlandı. Bir biradan sonra yorgunluk gerekçesiyle ayrıldık. Ben yoluma o yoluna. Ayrılmadan önce birkaç gün içinde daha iyi bir zaman diliminde buluşma sözleri verildi.

İlk buluşmanın ardından yaşanan garip hislerle beraber sorgulamalar başladı. Neden kasıldım?

Konuş işte!

“Sen” ya da “siz” diye mi hitap edeceğim diye bile düşünmüştüm, güldüm kendi kendime.

Olabildiğince rahattı O ben ise gergin…

Geçen iki günün ardından tekrar buluşuldu. Hafif gerginliği üzerimde taşıyorum.

Müzik zevklerimiz tutmuyor. 90’lar Türkçe popu sevdiğimi biliyor. Ayşen’den “Eskiden Olsa” çalmaya başlıyor. Heyecanlıyım ya! Şarkının üzerimde hissettirdikleri bir başka, tüm sözler ezberimde ama adını ve kimin söylediğini algılayamıyorum, o derece!

soru isareti

Film izliyor. Bir serinin üçüncü bölümünü izleyememiş onu bitirecek. Sağa sola bakıyorum, dışarıda hava soğuk. “Gerginsin” diyor. “Yooo” diyorum.

Evet, gerginim, neler olacağını biliyor gibiyim. Vücut dilim de ele veriyor. Dışarıdan bakıldığında kolayca anlaşılır gergin olduğum. Filmi izlemeye koyulmuşken birer bira getiriyor. Ben hızlı hızlı içiyorum.

Türkiye’deki müzik piyasası hakkında, televizyonları işgal eden şov programları hakkında konuşuyoruz. Eleştirilerini sıralıyor. Çoğu söylediğine katılıyorum. Haklı.

Biram bitiyor. “Bira ister misin?” sorusuna cevabım “Evet”. O da biliyor kafa yapmak istediğimi. Yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.

Film bitiyor. Bilgisayarından dinlediği müziklere bakma amacıyla yanına gidiyorum. Elim koltuğun tepesinde dolaşıyor. İkinci biram (ekstra) da sona gelmiş durumdayım.

Koltuğun köşesinden bana bakıyor. “İstemiyor mu?” diye düşünüyorum. Hangi düşünce içerisinde olduğunu algılayamıyorum. Açık vermiyor. Gözgöze iletişim kurmakta zorluk yaşıyoruz. Dakikalar saat gibi geçiyor. Daha doğrusu geçmek bilmiyor.

Bilgisayarına bir adım daha yaklaştıktan sonra ilk adımın kimden geldiğini hala hatırlamıyorum. Dudaklar yaklaşıyor. Devamında sıcaklık hissi.

An çok kuvvetli yaşanıyor. Hissetmek güzel.

Adım adım devam eden sevişme soyunmayla sistematikleşiyor. Kulağa fısıldanabilen sözler yakınlığın derecesini arttırıyor.

Sallanan bedenim tatlı sarhoşlukla beraber tesadüfleri düşünüyor. Buraya nasıl geldim? Nasıl gelişti?

Yatak odasına doğru yol aldıktan sonra oluşan görüntü tek bir beden!

Sıcak suyla yüzün yıkanmasının ardından kısa süreli oturma, anlamsız bakışlar; “az önce beraber olduk”.

Bitti mi? Bitmemeli. Bitmesin.

Yok birbirimizden farkımız, yaşananlar hep aynı.

Güzeldi,” teşekkür ederim” diyorum içimden. Yaşanan kısa da olsa, belki de uzun uzadıya bir şey olamayacak diye en azından bir kere olsun tercihi hayatı hep bu noktaya çekiyor.

İtiraf gibi oldu.

Hayat akıp gidiyor.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here