Van’a Yolculuk ve Meşhur Van Kahvaltısı

1
102

Batman’ın Sason ilçesine yerleştiğim ilk günün akşamı Sason’a ve bölgeye gelişimiz sebebiyle düzenlenen Van gezisi beni oldukça heyecanlandırdı.

Bu gezi sayesinde Bitlis, Siirt ve Van’ı ilk defa görme şansım olacak ve yıllardır içimde yer edinen merak duygusunu dindirebilecektim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Saatler gece yarısını geçtikten sonra Sason’un oldukça zor şartları üzerinde barındıran karayolu ile Kozluk ayrımına kadar geldik. Artık Diyarbakır’dan gelen arkadaşları taşıyan otobüsü bekliyorduk. Yoğun telefon diplomasisi ile Diyarbakır’dan kalkan ve Batman, Kozluk, Bitlis üzerinden Van’a gitmekte olan otobüsün hangi noktada olduğunu öğrendik. Saatlerin gece yarısını geçtiğini fazla umursamadan yol kenarında fotoğraflar çekilip, gülüp eğlendik. Yoldan geçmekte olan kamyon şoförlerinin ilginç bakışları ile otobüsün gelişini bekledik.

Çok geçmeden otobüs üç yol olarak tabir edilen Kozluk yol ayrımına geldi. Ancak bir sorun vardı; otobüse üç kişi binecektik fakat bizim için ayrılan üç koltukta birbirinden bağımsız noktalardaydı.

Ben otobüsün en arkasına otururken, arkadaşlarımdan biri otobüsün en önünde hostes koltuğuna bir diğeri ise otobüsün ortasında oturmak zorunda kalmıştı.

6 saat civarında sürecek yolculuk için ayrı koltuklarda oturmak sıkıntı yaratabilirdi ancak beklenen sıkıntı yaşanamadan gözlerimiz kapandı.

Yolculuğun ilk yarısını gözlerimiz kapalı bir biçimde bitirdikten sonra Buzlupınar Tesisleri’nde mola verdik. Yaz ortasında bu derece düşük bir hava sıcaklığı ile karşılaşacağımı ummadığımdan İzmir’den gelirken hiç uzun kollu bir şeyler getirmemiştim. Bunun cezasını tir tir titreyerek ödedim.

Yarı kapalı gözlerle girdiğimiz Bitlis şehir merkezinin kayalıklar içindeki daracık tek caddesi beni oldukça şaşırttı. Şehir içindeki tüm yerleşim birimleri yan yana karşılıklı, iki sıra halinde dizilmiş oldukça düzenli bir izlenim veriyordu. Kısa süre içerisinde çıktığımız Bitlis’in ardından bölgenin en önemli ilçelerinden olan Tatvan’a ulaştık. Dolayısıyla Van Gölü’nün bizi karşıladığı ilk yerleşim yeri de Tatvan oldu.

***

Karadeniz iklimini andıran çevre sabahın ilk ışıkları ile birlikte takvimlerde ve kartpostallarda yer alan o eşsiz manzaraları çağrıştırıyordu. Bir an için kendimi Karadeniz yaylalarında hissettim. Serin havanın üzerimden aldığı uykum da bu arada çoktan uzaklara gitmişti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yolun birçok noktasında süregelen yol yapım çalışmaları ise çevreyi daha yakından görmemize izin veriyordu. Bölgenin birçok noktasında hükümetin duble yol inşaatları tüm hızıyla devam ediyordu. Bu coğrafyada bu biçimde çalışabilmenin maliyeti o derece yüksek olmalı ki bu konuda hükümeti tebrik etmek gerektiğini her zaman söylerim.

Van’da durduğumuz ilk ve son nokta ise Van Otogarı oluyor. Hayatın yavaş yavaş başladığı dakikalarda geldiğimiz Van Otogarı Ortadoğu ülkelerindeki manzaraları çağrıştırıyor. Türkiye’de şehirlerde gördüğüm en büyük eksiklerden biri olan Otogar muammasını Van’da da yaşıyorum. Bu kadar çağdışı, rezil görüntüler Türkiye’nin birçok noktasındaki otogarlarda rahat bir biçimde görülebilir. Belediyelerin bir an önce otogarlarını çağdaşlaştırmak için çalışmalara başlamasını dilerim.

Oldukça bakımsız bir biçimde Van’a gelen konukları karşılayan Otogar’da gördüğüm uyarı yazısı ise evlere şenlikti. Eski eserlerin yurtdışına çıkarılmasının yasak olduğunu belirten uyarı yazısı beni güldürürken bir yandan sinirden çıldırtıyordu.

Böyle saçma bir yazıyı hangi mantık buraya asmıştı oldukça merak ediyordum.

Acaba İzmir’de ya da Adana Otogarı’nda eski eserlerin yurtdışına çıkartılması serbestti de sadece Van’da mı yasaktı?

S5001248

MEŞHUR VAN KAHVALTISI

Karnımızın acıktığını derinden hissetmemizle beraber Türkiye’nin dört bir yanına nam salmış meşhur Van kahvaltısı için Van şehir merkezine otogardan servisle gidiyoruz.

Van’ın kent merkezi tam bir hayal kırıklığı. Yollar oldukça kötü, bakımsız. Kent genelinde oldukça soğuk bir görüntü hakim.

Sabahın erken saatleri olmasından da kaynaklanan bir sessizlik var kentte.

S5001249 S5001256

Meşhur kahvaltıcıların yan yana dizildiği sokak arasına geldiğimiz andan itibaren kahvaltı salonlarının garsonları önümüzü kesiyor. Her biri hep bir ağızdan en iyi kahvaltının kendilerinde olduğunu iddia ederek resmen üzerimize atlıyorlar.

Daha önceden kahvaltı deneyimi olan arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Sütçü Fevzi, Erol Kardeşler Kahvaltı Salonu’na oturuyoruz. Hemen kişi sayısına uygun olarak kahvaltılıklar geliyor. Sınırsız çay ve su ile birlikte karnımızı doyururken Van kahvaltılarının geçmiş zamanlarda çok daha iyi olduğu duyumunu alıyoruz. Yine de Van’a uğrayan kişilerin mutlaka bir Van kahvaltısı yapmalarını tavsiye ederim. Her ne kadar ismi “Van” da olsa Türkiye’nin dört bir yanındaki kahvaltılara benzer bu kahvaltı fiyat olarak da çok uygun.

Van’da okuyan bir arkadaşımızın aramıza katılmasıyla beraber Van planlarını yapıyoruz. Van’da sadece iki günümüz var ve bu zamanı en iyi şekilde kullanmak istiyoruz.

Bir sonraki durağımız Akdamar Adası olacak…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here