Work and Travel ve Akıldaki Sorular

3
378

“Hiç ilgimi çekmeyen kuzey Amerika’ya, arkadaşlarımın ortak bir anı ısrarı ile katılmaya karar verdiğimiz Work And Travel programı ile hiç de kısa sayılmayacak bir süreliğine geliyoruz.

DSC03413

Madem Amerika’ya geliyoruz en çok görmek istediğimiz yer olan California eyaleti olsun diyoruz ama istediğimiz olmayınca hakkında “geniş çölden” başka bir şey olduğu söylenmeyen Teksas’a düşüyor yolumuz. Teksas eyaletinin önemli şehirlerinden San Antonio’ya yolculuğumuz.”

Bu satırları kaleme alalı tam 3 ay geçmiş. Şimdi Türkiye’ye dönmek adına beklediğimiz havalimanında Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük şehri New York’tayız. Saatler sonra bizi önce Almanya’ya daha sonrada İzmir’e götürecek uçağa bineceğiz ve Amerika maceramız sona erecek.

3 aya sığdırdığımız Amerika’da, özellikle de “Work and Travel” programında neler öğrendik, neler yaşadık yazmak lazım. Hala bu rüyalar ülkesine gelmek için kendini paralayan binlerce Türk genci olduğu varsayılırsa bu satırların önemi birkaç kat daha artıyor sanırım. Sadece Türk gençleri değil Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden Amerika’nın parlatıp, paketlediği bu rüyaya aldanmayı bekleyen binlerce insan var.

Öncelikle “Work and Travel” (WAT) denilen programın birebir Türkçe karşılığı “Çalış ve Gez”. Yani Amerika’da belirli bir süre çalışıp para kazanan gençler bu para ile fırsatlar ülkesini gezip donanım sahibi oluyorlar. WAT kültürel değişim programı adı altında resmileştirilmiş.

Son yıllarda ciddi ekonomik krizler geçiren ve ekonomisinin büyük bir çoğunluğu iç tüketime bağlı olan Amerika Birleşik Devletleri’nde Amerikan vatandaşlarını ucuza çalıştırmanın yasal yolu yok. Durum böyle olup Amerikan yasaları çok katı olunca akıllı Amerikalılar ucuz işçi elde etmeyi resmi bir kılıfa sokup bir program adı altında yeni bir kapı açmışlar. Bu kapının adı da Work and Travel.

Work and Travel programı ile Amerika’da kaybeden yok. Çünkü programın süreci öyle akıllıca ayarlanmış ki, her şey Amerika ekonomisini iyileştirmeye yönelik. Örneğin bir Türk üniversite öğrencisi olarak WAT programına katılıp Amerika’da hem çalışıp hem kazanırım, hem de üstüne gezerim diyorsanız; ilk işiniz Türkiye’de bulunan aracı şirketlere başvurmak. Bu aracı şirketler Amerika’daki sponsorlar ile bağlantı halinde size Amerika’da iş ve kalacak yer sağlamayı vaat ediyorlar. Bunun da haliyle bir maliyeti var. Kişi başı bu aracılık hizmeti 1100 dolardan başlayarak 1500 dolarlara kadar çıkıyor. Verdiğiniz bu para ile programa katılmanın ilk adımını atıyor ve Amerika için cebinizden çıkacak ilk dolarları da yollamış oluyorsunuz.

Aracı şirket sizi sponsor aracılığı ile bulduğu işlerden en uygun olanlarının temsilcileri ile Türkiye’de görüşme ayarlayarak buluşturuyor. Bu görüşmeler en büyük şehirlerde düzenleniyor. (İstanbul, İzmir, Ankara…) Dolayısıyla eğer küçük bir şehirdeyseniz bu görüşmenin de size bir maliyeti oluyor.

DSC03768

İş görüşmeniz olumlu geçer ve sözleşmeyi imzalarsanız Amerika’ya gitmek için en önemli olan adımlardan biri olan vize görüşmesi sizi bekliyor. Amerika Birleşik Devletleri 11 Eylül’den sonra güvenlik ve terörle ilgili artan endişeleri sebebiyle bu işi oldukça sıkı tutuyor. Türkiye’de bu vizeyi veren iki yer var. Biri Ankara’daki ABD Büyükelçiliği diğeri İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu. Buralara vize başvurusu yapmak için 186 dolar vize ücreti, 20 dolar vize görüşmesi randevu ücreti ve ABD’de çalışabilmek için gerekli olan SEVIS belgesi karşılığı 35 dolar yatırmanız gerekiyor. Bütün bu ücretler karşılığında ABD size vize görüşmesi randevusu veriyor. Ankara ya da İstanbul’da oturmuyorsanız bu görüşmelere gitmek için yol paranızı cebinizden veriyorsunuz. Görüşme çok zor geçmese de vize almanız %100 garanti değil.

Aracıydı, konsolosluktu derken verdiğiniz paraların yanına işyerinin sizin için ayarladığı kalacak yer için vereceğiniz depozitoya geliyor sıra. Bu depozito da 500 dolardan az olmamak şartıyla başvuru esnasında veriliyor. ABD’de çalışmaya başladığınız ilk iki hafta ücret alamayacağınız içinde cebinizde en az 500 dolar cep harçlığı olması gerekiyor.

ABD’ye Türkiye’den gidip geri dönebilmek için bir de uçak biletine ihtiyacınız var tabi. Gidiş dönüş olmak üzere alınan biletler en az 1400 dolardan başlayarak gideceğiniz son noktaya göre değişim gösteriyor.

Cebinizden çıkacakların kısa bir özetini yapmaya çalıştım elimden geldiğince…

Daha da kısa özet istiyorsanız minimum tablo: (1100+186+35+20+500+500+1400=3741)

Peki, cebinize gireceklerin özeti nasıl?

ABD’ye J1 vizesi ile (work and travel programı ile çalışmaya gidenler) gidenlerin saat başına alacağı minimum ücret 7.25 dolar. Bu miktar 2010 rakamını yansıtıyor ve tüm vergilerin düşülmüş haliyle elinize geçecek net tutar. Aslında minimum derken maksimum ücret de bu. Çünkü 7.25’ten yukarı iş bulmanız imkansız. ABD’de bu programa katılan öğrencilerin haftalık en az 35 saat çalıştırılması zorunlu. Bu saatin üzerindeki çalışabileceğiniz her ilave saat sizinle işvereniniz arasındaki ilişkiye bağlı.

Kalacak yer, yiyeceğiniz yemekler, işyerine ulaşım gibi tutarlar elinize geçecek paradan en büyük kayıp yaratan kalemler. Alacağınız para haftalık olarak hesaplanırken kiranız genellikle bu tutarın içinden otomatik olarak düşülüyor. Kiralar haftalık 80-110 dolar civarında olurken, 35 saat çalışan bir öğrencinin kira ve vergiler düşüldükten sonra eline geçeceği maksimum tutar 150 dolar civarında. Yani minimum saatten çalışacağınız bir aylık süreçte elinize geçecek tutar ancak 600 dolar olabiliyor. Bu tutarın içinden yeme, içme, ulaşım, eğlence gibi kalemleri de çıkarınca geriye ne kalır siz hesap edin.

Bu program niye var?

Genellikle yazları hareket olmayan bölgelerde kalacak yer temin edilen öğrenciler gittikleri yerlerin ekonomilerine ciddi katkıda bulunuyorlar. Sadece yeme, içme, ulaşım gibi giderlerle ABD’li esnaflar bayram yapıyor. Üniversite öğrencilerinin kışın konakladığı yurt, hostel gibi yerlerde konaklatılan WAT öğrencileri atıl durumda kalan bu binaları doldurmuş oluyorlar. Bununla beraber alacağınız para minimum düzeyde tutularak aldığınız her kuruşu ABD’ye tekrar bırakıyorsunuz. (alışveriş vs.) Biraz birikim yapıp geriye döneyim deseniz bile her şartta ekside oluyorsunuz; çünkü programa başladığınız anda aracılara verdiğiniz para kazandığınız paradan daha fazla oluyor.

Eğer birde ABD içinde gezme (travel) planı yaptıysanız araba kiralama, yurtiçi uçak biletleri, otel ücretleri, yeme içme, eğlence derken kazandıklarınız yine ABD’ye geri dönüyor. Böylece ABD ucuz işçi çalıştırıp yoğun olan sezonu karla kapatıyor hem de size verdiği parayla iç tüketimi arttırıp kendi ekonomisini düzlüğe çıkartıyor.

Programın olumlu yönleri neler?

  • Farklı ülkelerden gelen kişilerle kaynaşma, yeni kültürleri tanıma ve yeni arkadaşlıklar edinme fırsatı.
  • Amerika Birleşik Devletleri’ni görme, gezme, deneyimleme fırsatı.
  • Bütçe ayarlama, geçinme deneyimi, kendi kendine yetinmeyi öğrenme.
  • Gideceğiniz yere göre İngilizce pratik yapma fırsatı. (ABD’de İngilizce’den çok İspanyolca konuşuluyor.)

Programda karşılaşabileceğiniz olumsuzluklar neler?

  • Aracı şirket sebebiyle istediğiniz yerde çalışamamak, verilen sözlerin tutulamaması, Amerika’ya gittikten sonra iletişimin kesilmesi gibi aracı şirketten kaynaklanabilecek olumsuzluklar.
  • Çalışacağınız iş ortamından hoşnut olmamak, yapılan işin zorluk derecesinden kaynaklanan moral bozukluğu, yoğun ya da hiç yoğun olmayan iş temposu, kronik yorgunluk.
  • Oda arkadaşınızla ya da kaldığınız yerden kaynaklanan sorunlar.
  • Yeme içme alışkanlıklarının bozulması.
  • Dönüş tarihinin öne alınması, geçe çekilmesi gibi durumlardan kaynaklanacak fark ücretlerinin ödenmesi.
  • Hastalık gibi durumlarda ABD sağlık sisteminin ücret ödemeye yönelik yapısından kaynaklanan sorunlar.

Sonuç olarak

Eğer Amerika Birleşik Devletleri’ne ilgim var, eziyet çekebilirim, çalışma şartları umrumda değil, katlanırım elimdeki ile yetinirim diyorsanız Work and Travel tam size göre bir program.

Eksileri ve artılarıyla değerlendirme yapmaya kalktığımda bu programın eksileri (sinir, stres) bende daha ön plana çıktı. Deneyimleyip deneyimlememek sizin elinizde, benden söylemesi.

Newark Havalimanı/ABD 16 Eylül 2010

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here